İçindekiler
Mahpusların bulundukları hapishaneden başka bir hapishaneye nakil olmaları için Adalet Bakanlığına yazılı olarak başvuruda bulunmaları gerekmektedir. Bir mahpus, hangi gerekçeyle olursa olsun ancak Adalet Bakanlığının onay veya talebi üzerine başka bir hapishaneye nakledilebilir. Mahpusların nakli hususu 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un (CGTHİK) (ileride infaz kanunu olarak anılacaktır) 53-58 maddeleri arasında düzenlenmektedir. Ayrıca nakilleri uygulama Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan 05/06/2015 tarihli 167 sayılı genelge tarafından düzenlenmektedir. Bu genelgede değişiklik yapılmasına dair 03.08.2016 tarihinde 167/1 sayılı genelge ve 31.07.2023 tarihinde ise 167/2 sayılı genelge yayımlanmıştır.
İnfaz Kanunu’nun nakiller başlıklı 53. madde düzenlemesi şu şekildedir.
Nakiller
MADDE (53) – (1) Hükümlüler, kendi istekleri veya toplu sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilirler.(2) Hükümlü nakilden önce aranır ve kurum hekimine, yoksa diğer bir resmî hekime muayene ettirilir; muayene sonucu yola çıkarılamayacağı anlaşılanlar, kurumun en üst amirince derhâl resmî bir sağlık kuruluşuna sevk edilir. Mazeretinin, biri hastalığın uzmanı olmak üzere en az iki uzman hekimin imzaladığı ve hastane başhekiminin onayladığı resmî rapor ile belgelenmesi hâlinde nakil, mazeret ortadan kalkıncaya kadar geri bırakılır ve durum Adalet Bakanlığına bildirilir.
Mahpusun Kendi İsteği ile Nakli
Mahpuslar, kendi istekleri infaz kanununun 54. maddesi ile tanınan bir hak olarak nakil talebinde bulunabilirler fakat bazı şartları taşıyor olmaları gerekir. Bu şartların bazıları mahpusun şahsına ilişkin, bazıları ise nakil talep edilen kuruma ilişkindir. Mahpusun şahsına ilişkin şartların yokluğu halinde nakil talebi mutlak surette reddedilir. Kuruma ilişkin şartların yokluğu halinde bu gerekçe verilen ret kararında açıklanmalıdır.
Kendi istekleri ile nakil
Madde 54-(1) Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için;
a) Gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri,
b) Nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri,
c) (Değişik:14/4/2020-7242/30 md.) Ceza infaz kurumlarında bulunulması gereken sürenin üç aydan fazla olması,
d) İyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış̧ veya kaldırılmış̧ olması,
e) İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması,
f) Mahkûmiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması,
g) Daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması, Gerekir. (Ek cümle : 24/1/2013-6411/7 md.) Çocuk hükümlüler ile maddi durumunun yetersiz olduğunu belgelendiren hükümlüler bakımından bu fıkranın (b) bendi uygulanmaz(2) Bu hükümlüler nakledildikleri kurumlarda, eğitim öğretim veya hastalık nedeniyle nakil hariç̧, bir yıl kalmak zorundadırlar. Çocuklar bakımından bu süre altı ay olarak uygulanır.
Mahpusun kendi isteği ile nakil halinde bir yıl boyunca hastalık ve eğitim sebebi hariç yeniden sevk isteyemez. Bu süre çocuk mahpuslar için 6 aydır.
***Çocuk mahpuslar için nakil giderlerini karşılayabiliyor olmak, nakil talebinin kabulü için aranmaz.
Mahpus yukarıdaki nakil giderlerini peşin ödeme dışındaki koşulları yerine getiriyorsa nakil giderlerini niçin karşılayamayacağına dair haklı gerekçelerini açıklayarak başvuruda bulunabilir.
Ayrıca nakil giderlerini karşılayacak geliri olmasa da bir mahpusun ailesinden çok uzak bir hapishanede olması, özellikle anne, baba, eş, kardeş, çocuklar gibi yakın akrabaları ile görüşememesi, sağlık sorunları, hapishanede ziyaret etme hakkının bulunduğu yakınlarından birinin başka bir hapishanede olması gibi nedenlerle nakil isteme hakkı bulunmaktadır.
Nakil dönemlerinde tercih edilecek hapishanelerin yoğunluk ve kapasite bilgisi Cumhuriyet Başsavcılığından talep edilebilir. Ayrıca ister İnfaz Kanunu madde 54 çerçevesinde isterse bunun dışında olsun mahpus, belirttiği üç hapishanenin uygun olmaması halinde bölge ya da il belirterek uygun olan yakın bir hapishaneye nakil isteminde de bulunabilir. Mahpusun bu taleplerini ayrıca başvurusunda belirtmesini öneririz.
Adalet Bakanlığı’nın nakil talebine olumlu ya da olumsuz cevap vermesi gerekmektedir. Bu cevapta hangi sebeplerle nakil talebinin yerine getirilmediği bilgisi yer almalıdır.
Adalet Bakanlığı, mahpusun tutulacağı hapishane konusunda yetkilidir ancak bu yetkisini kullanırken mahpusun sağlığı, aile hayatının korunması, ziyaretçi kabul hakkı gibi temel haklarını gözetmek zorundadır yani Adalet Bakanlığı bu yetkisini kullanırken tutulduğu yerin mahpus için “hapsedilmenin getirdiği ezayı aşan” sıkıntı ve ihlallere sebep olmamasından sorumludur.
Nakil için başka bir hapishaneye gönderilen mahpus, hangi sebeple nakledilmiş olursa olsun gönderildiği hapishanede mahpus kabul prosedürüne baştan itibaren tabi tutulur.
Mahpus, hangi hapishanelere niçin sevk istediğini somut ve gerekçeli bir biçimde açıklayarak ortaya koymalıdır (aileye yakın olmak için, sağlık sorunları sebebiyle, bulunduğu hapishanenin aşırı kalabalık olması sebebiyle vs.). Burada varsa ailenin ikametgâh belgesi dilekçe ekine eklenebilir
Eğer sevk talebi mahpusun veya ziyaretçisinin bir sağlık sorunu ile ilgiliyse mahpus sevk talebine ilgili tıbbi raporları sunmalıdır. Mahpusun tutulduğu yer sağlık durumu için uygun değilse neden uygun olmadığı hususu detaylıca açıklanmalıdır.
İnfaz Kanunu madde 54-1/d uyarınca belirlenen “iyi hal” kavramı kanun koyucu tarafından denetimli serbestlik ve koşullu salıverilme için yapılacak değerlendirme ile aynı kriterleri ifade eder.
Aileye Yakın Yere Nakil
Anayasanın 20. maddesi uyarınca “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz”
“5275 sayılı kanunun 3. maddesinde “…….öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak” ifadeleriyle ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenen amaç belirtilmiştir. Bu düzenleme doğrultusunda, bir yandan suçun karşılığı olan ceza uygulanmasıyla benzer fiilleri engellemeyi hedeflerken; diğer yandan da bireyi topluma kazandırarak sosyal barışı tesis etmeye çabalamaktadır. Dolayısıyla infaz rejimini, sadece suç faillerini cezalandırma ve onları toplumdan tecrit etmeye dönük bir uygulama olarak görmek mümkün değildir. Aksine hükümlülerin, devam eden yaşantılarında kurallara riayet eden ve sosyal yaşama uyumlu bireyler haline gelmesi, infaz usullerinden beklenen en önemli faydadır. Bu bakımdan, hükümlülerin yakınlarıyla olan ilişkilerinin devamının sağlanması, infaz rejiminin ıslah edici rolünün bir parçasıdır.”
Uluslararası hukuk bakımından Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 8. maddesinde de “Herkesin özel ve aile hayatına, konutuna ve haberleşmesine saygı gösterilmelidir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Nitekim AİHM, Vintman v. Ukrayna Davasında (Başvuru No: 28403/05) verdiği kararında; mahpusların ailelerinden ayrı olduklarını ve ailelerinden uzak olmalarının hapis cezasının bir sonucu olduğunu, ancak, mahpusun, ailesinin ziyaretlerini zorlaştıracak ya da imkânsız hale getirebilecek denli uzak bir bölgede barındırılmasının, aile hayatına müdahale teşkil edebileceğini belirtmekle birlikte orantılılık yönünden yaptığı incelemede; evinden yaklaşık 700 kilometre uzakta, 12-16 saatlik mesafedeki bir hapishanede bulunmakta olan başvuranın talebinin reddi işleminde hapishanelerdeki aşırı yoğunluğun meşru bir sebep olarak ileri sürülebileceğini, ancak bu durumda dahi mahpusun görece daha yakın hapishanelere nakli hususunun değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiş ve aksi durumda AİHS’in 8. maddesinin ihlal edilmiş olabileceğini vurgulamıştır.
AİHM 17 Eylül 2019 tarihinde verdiği Avşar ve Tekin v. Türkiye kararında ise; ailelerinden uzak hapishanelere nakledilen mahpusların daha yakın hapishanelere nakil taleplerinin reddi, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı ihlali olduğunu belirterek Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 8. maddesinden hak ihlali kararı vermiştir.
Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararına Ek “Yerleştirme ve Barındırma” başlıklı 17. maddesinde:
Madde (17) “…Mahpuslar, mümkün olabildiğince evlerine veya sosyal rehabilitasyon ortamlarına yakın cezaevlerine yerleştirilmelidir. Cezaevlerine yerleştirmede, suçun devamlı takibi, güvenlik ve emniyet gerekleri ve tüm mahpuslara uygun rejimlerin sağlanması ihtiyacı hesaba katılmalıdır. İlk yerleştirme ve sonradan yapılacak bir cezaevinden diğerine nakil konusunda, mümkün olabildiğince mahpusa danışılmalıdır.”
Aynı tavsiye kararının “Dış Dünya ile İlişki” başlıklı maddelerinde
24.1 Mahpusların mümkün olabilen sıklıkta mektup, telefon veya diğer iletişim vasıtalarıyla aileleriyle, başka kişilerle ve dışarıdaki kuruluşların temsilcileriyle haberleşmelerine ve bu kişilerin mahpusları ziyaret etmelerine izin verilmelidir.
24.4 Ziyaretler, mahpusların aile ilişkilerini mümkün olduğunca normal bir düzeyde sürdürmelerine ve geliştirmelerine imkân sağlayacak şekilde düzenlenmelidir.
24.5 Cezaevi yetkilileri, dış̧ dünyayla yeterli temaslarının sürdürülmesinde mahpuslara destek olmalı ve bunun için gereken imkânı sağlamalıdırlar.
Mahpusların ziyaretleri için yapılan bu düzenlemeler, mahpuslara aile ilişkilerini mümkün olduğunca normal bir düzeyde sürdürmelerine ve geliştirmelerine izin verecek bir tarzda olmalıdır. Hapishane yetkilileri, dış dünyayla yeterli bir iletişim sürdürmelerinde mahpuslara yardım etmelidir ve bunun için onlara uygun destek ve yardım sağlamalıdır.
AYM tarafından 2017/30369 başvuru numaralı 30/09/2020 tarihli Ahmet Kılıçelli kararının (https://kararlarbilgibankasi.anayasa.gov.tr/BB/2017/31069 ) 47 ve 48. Paragraflarında bu husus şu şekilde değerlendirilmiştir:
Aile hayatına saygı hakkı kapsamında, tutuklu ya da hükümlünün aile hayatını sürdürmesini sağlamaya yönelik olarak devletin üstlenmesi gereken birtakım yükümlülükler ortaya çıkabilir. Söz konusu pozitif yükümlülükler, somut olayın koşullarına göre tedbirler alınmasını ya da edimde bulunulmasını gerekli kılabilir. Bu anlamda pozitif yükümlülüklerin gereklerinin her olayın kendine özgü koşullarına göre değişiklik gösterebileceği kuşkusuzdur.
Anayasa’nın 19. maddesi gereğince hükümlü ve tutukluların özel ve aile hayatının sınırlanması hukuka uygun olarak ceza infaz kurumunda tutulmanın kaçınılmaz ve doğal bir sonucudur. Öte yandan hükümlü ve tutukluların özel ve aile hayatına saygı gösterilmesi hakkı, ceza infaz kurumu idaresinin hükümlü ve tutukluların ailesi ve yakınlarıyla temasını devam ettirecek önlemleri almasını zorunlu kılmaktadır (Mehmet Zahit Şahin, B. No: 2013/4708, 20/4/2016, § 36). Bununla beraber bu yükümlülük yerine getirilirken ceza infaz kurumunda tutulmanın doğal sonuçlarının gözetilmesi gerekmektedir.
***Mahpusun aile üyelerinin bulunduğu hapishanelere nakli için mevzuatta özel bir düzenleme bulunmamaktadır fakat yukarıda bahsedilen gerekçelerle, ailenin her iki kardeşi ziyaret etmesinin zorluğu, hükümlü ve tutukluların ziyareti hakkında yönetmeliği gereği kardeşlerin birbirlerini ziyaret etme koşulunun sağlanması, ailesini tedavi süreçlerine destek olabilmesi gerekçelendirilerek başvuru yapılabilir.
Zorunlu Nedenlerle Nakil
Hükümlünün isteği dışında edilebileceği hallerden biri olan zorunlu nedenlerle nakil infaz kanunu’nun 56. maddesinde düzenlenmektedir.
Zorunlu nedenlerle nakil
Madde 56- (1) Kurumların elverişsiz ve yetersiz kalması, kapsama gücünün aşılması, kullanılamaz hale gelmesi, asayiş̧, güvenlik, doğal afet, yangın ve büyük onarım gibi zorunlu nedenlerle başka kurumlara nakledilmeleri gerekli görülen hükümlüler, yargı çevresi dışında Adalet Bakanlığınca belirlenen ve konumlarına uygun olan diğer kurumlara nakledilebilirler.
Kanunla çerçevesi çizilen bu husus Adalet Bakanlığı tarafından 05/06/2015 tarihinde yayımlanan 167 sayılı “Ceza İnfaz Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler” konulu genelgenin 17. maddesinde düzenlenmiştir.
Madde 17-
(…)
(3) Kapsama gücünün aşılması nedeniyle yapılacak nakillerde; kurum tarafından hazırlanacak listelerde, acık ceza infaz kurulularından firar edenler, bulunduğu yer nüfusuna kayıtlı olmayanlar, esi, altsoy ve üstsoyu, kardeşleri bulundukları yerde ikamet etmeyenlere öncelikli olarak yer verilecektir.
75 yaşın üzerinde olan, kurumda eşi, altsoy ve üstsoyu, kardeşleri bulunan, sağlık, güvenlik ve disiplin nedeniyle o kuruma nakil emri verilmiş̧ olanlar ile halen tedavisi devam edenlerin kapsama gücü̈ aşımı nedeniyle nakilleri talep edilmeyecektir.
Çok zorunlu kalınmadıkça kendi istekleri ile gelmiş̧ olanlar bu listelere dahil edilmeyecektir.
‘Nakli talep edilmeden önce kişilerin kurumda eşi, çocuğu, kardeşi, anne ve babası olup olmadığı tespit edilecek, nakil talep evrakında ceza infaz kurumunda yakınla bulunup bulunmadığı hususu mutlaka belirtilecektir.
167 sayılı genelgenin 17. maddesinde 31.07.2017 tarihinde yapılan 167/2 düzenlemesi gereğince mahpusun zorunlu nedenlerle naklinden önce kurumda eşi, annesi ve babası, çocuğunun var olup olmadığı araştırılacak ve bu husus nakil talep evrakında mutlaka belirtilecektir.
Hastalık Nedeniyle Nakil
Mahpusun sağlıklı bir yaşama sahip olabilmesi için cezalarının infazı sırasında mahpusların hastalık halinde muayene ve tedavilerinin nasıl yapılacağı, sağlık hizmetlerine tam ve eksiksiz bir biçimde ulaşabilmesi gerekmektedir. Bu husus İnfaz Kanunu’nun 71 ve 78. maddelerinde düzenlenmiştir.
Hükümlünün muayene ve tedavi istekleri
Madde 71 – (1) Hükümlü̈, beden ve ruh sağlığının korunması, hastalıklarının tanısı için muayene ve tedavi olanaklarından, tıbbî araçlardan yararlanma hakkına sahiptir. Bunun için hükümlü̈ öncelikle kurum revirinde, mümkün olmaması halinde Devlet veya üniversite hastanelerinin mahkûm koğuşlarında tedavi ettirilir.
(…)Hükümlünün muayene ve tedavisi
Madde 78 – (1) Kurumun sağlık koşullarının düzenlenmesi, hükümlünün acil veya olağan muayene ve tedavisi kurumun hekimi tarafından yapılır. Genel veya hastalık nedeniyle yapılan tüm muayene ve tedavi sonuçları, sağlık izleme kartına işlenir ve dosyasında saklanır.
(2) Sağlık Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile üniversitelerin sağlık kuruluşları, hükümlülerin tedavileri bakımından gerekli yardımları yapmakla görevlidirler.
(3) Rızası olsa bile hiçbir hükümlü̈ üzerinde tıbbî deney yapılamaz.
Uluslararası hukuk açısından ise Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında Rec (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararı (Avrupa Cezaevi Kuralları)’nın “Sağlık” başlıklı 39. maddesinde:
“39. Cezaevi yetkilileri sorumlulukları altında bulunan tüm mahpusların sağlığını korumalıdır.”
Düzenlemeleri bulunmaktadır. Avrupa Cezaevi Kuralları’na göre idare tüm mahpusların sağlığını sağlamalı ve bu hakka erişimini korumalıdır.
Diğer yandan aynı uluslararası sözleşmenin (Avrupa Cezaevi Kuralları)’nın
46.1 Uzman tedavisine ihtiyaç̧ duyan hasta mahpuslar, bu hastalığın tedavisinin cezaevinde yapılmasının mümkün olmaması halinde, uzman kurumlara veya sivil hastanelere nakledilmelidir.
46.2 Cezaevi sisteminin kendisine ait hastaneleri olması halinde bu hastaneler, mahpusların uygun bakım ve tedavilerini sağlamak için yeterli personele ve yeterli donanıma sahip olmalıdır.
Düzenlemeleri gereği sağlık nedeniyle mahpusların naklini, infaz kurumunda yapılacak tedaviler açısından da kuruma ait bölümlerin tedavi için yeterli donanıma uygun olması gerektiğini düzenlemektedir.
Hastalık nedeniyle nakil başvurusuna ilişkin ulusal mevzuat açısından temel esaslar ise İnfaz Kanunu’nun “Hastalık Nedeniyle Nakil” başlıklı 57. maddesinde düzenlenmiştir.
Hastalık nedeniyle nakil
Madde 57- (1) Hastaneye sevki zorunlu görülen hükümlü̈, bulunduğu yere en yakın tam teşekküllü Devlet veya üniversite hastanesinin hükümlü̈ koğuşuna yatırılır.
(2) Bu hastanelere gönderilen hükümlülerin başka yerlerdeki hastanelere sevki, sağlık kurulu raporuyla, acil ve yaşamsal tehlikesi bulunması halinde, varsa biri hastalığın uzmanı olmak üzere iki uzman hekim tarafından verilip, başhekim tarafından onaylanan ve hastalığın sebebi, tedavinin hangi sebeple bulunduğu hastanede gerçekleştirilemediği, hastaya nerede ve ne tür bir tedavi gerektiğini açıkça belirten bir raporla mümkündür. Bu durumda da en yakın ve hükümlü̈ koğuşu bulunan Devlet veya üniversite hastaneleri tercih edilir.
(3) Hükümlünün bu hastanelerde kontrol ve tedavisinin devam edip etmeyeceğinin sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi gerekir; aksi halde hükümlü̈ ait olduğu kuruma iade edilir.
(4) Hükümlü, acil haller dışında özel sağlık kuruluşlarında tedavi edilemez. Acil hallerin varlığı halinde Adalet Bakanlığına bilgi verilir.
(5) Hükümlü, sağlık nedenleriyle bulunduğu kurumda kalmasının uygun olmadığı, kurum hekiminin önerisi ve en üst amirinin isteği üzerine alınacak sağlık kurulu raporuyla belirlendiği takdirde, başka kurumlara nakledilebilir.
***Hastalık nedeniyle nakil söz konusu olduğunda kanunla çizilmiş çerçevenin usul ve esaslarının belirlenmesi açısından Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan 18.06.2012 tarih 151 sayılı genelge yürürlüktedir. Bu husus 151 sayılı genelgenin 9. maddesinde “Hastalık Sebebiyle Nakil” başlığı altında düzenlenmektedir.
Hastalık Nedeniyle Nakil:
Madde 9 – (1) Tutuklu, hükümözlü veya hükümlünün hastalığı nedeniyle bulunduğu yerde veya yargılama çevresi dışındaki bir hastaneye kısa süreli götürülüp getirilmesini gerektiren hallerde, sevk işlemleri için Bakanlıktan izin istenmeyerek gereğinin takdir ve ifası bağlı bulunan ağır ceza Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından yapılacaktır.
(…) (Paragraflar burada devam etmektedir)
Mahpusun yaşam hakkının korunması ve etkin bir sağlık hizmeti alabilmesi açısından hastalık nedeniyle nakil taleplerinin ivedi bir biçimde incelenerek karar bağlanması gerekmektedir.
Bu bağlamda AYM tarafımdan tarafından verilen 18/11/2015 tarihli 2012/1195 başvuru numaralı Mete Dursun Kararında (https://kararlarbilgibankasi.anayasa.gov.tr/BB/2012/1195) mahpusun nakil sonrası devam eden hastalığına uygun bir ceza infaz kurumu arayışının sebebinin devletin hasta bir mahpusun nasıl bir yere gönderileceğini incelememesinden, tüm ihtiyaçlarına cevap verebilecek kolaylıkların sağlanması konusunda önlem almamasından ve sağlık durumu açısından gerekli önlemleri almada yetersiz kalmasından kaynaklandığı belirterek Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında işkence ve kötü muamele yasağı için gerekli olan asgari eşiğin aşıldığını belirterek insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının ihlal edildiğine karar vermiştir.
AİHM tarafından verilen Raffray Taddei/Fransa Kararında ise, başvuranın sağlık durumu nedeniyle, uygun bir tesiste kendisine özel bakım sağlanmasına yönelik gerekliliğin yetkililerce yeterince dikkate alınmamasının ve sonraki yaşanan süreçler neticesinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 3. maddesi kapsamında insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele yasağının ihlal edildiğine karar vermiştir.
İlçeye Nakil
İlçe hapishanelerine nakil isterken ilçe hapishanelerinin kapatılmakta olduğunu dikkate almalısınız. Mahpusun nakil isteyeceği ilçe hapishanesinin hala açık olup olmadığından emin olmalısınız.
Nakil işlemleri Adalet Bakanlığının yetkisine bırakılmış bir alandır, bu konuda hapishane idarelerinin çok fazla karar alma ihtimali bulunmamaktadır.
Yüksek güvenlikli bir hapishaneden ilçe hapishanesine gidebilmek için kanun nakil için aradığı başka şartlar da bulunmaktadır. Bu hususta infaz Kanunu’nun 9/5 maddesi incelenmelidir.
Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları
Madde 9
(….)
Müebbet hapis cezasına hükümlülerden, 107’nci maddede belirtilen koşullu salıverilme süresinin üçte ikisini, süreli hapis cezasına hükümlülerden toplam cezalarının üçte birini, üçüncü fıkrada belirtilen hükümlülerden geriye kalan toplam cezalarının üçte birini bu kurumlarda geçirerek iyi hâl gösterenlerin, tutum ve kişiliklerine uygun diğer ceza infaz kurumlarına gönderilmelerine karar verilebilir.”
Bu durumda yüksek güvenlikli hapishanelerde tutuluyorsanız bu maddedeki süreleri doldurmanız ve kanundaki iyi hal şartlarını taşımanız halinde ilçe hapishanelerine nakil talebinde bulunabilirsiniz.
Mahpuslar nakil için yasada belirtilen diğer gerekli koşullara sahip olduğu durumunda nakil talebinde bulunabilir. Bu nakil işlemi sırasında açık hapishane ya da müdürü olmayan bir hapishaneye değil, dış ve iç güvenlik birimleri olan bir hapishaneye sevk istediğinizde belirtmenizde fayda var.
Bu konuda -çok açıklayıcı olmasada- 167 sayılı genelgenin 13. maddesi incelenmelidir.
Nakil Sırasında Eşyaların Taşınma Prosedürü
Nakil sırasında eşyaların taşınmasına ilişkin prosedürü Ceza ve İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında Yönetmelik’in 17. Maddesinde düzenlenmiştir. Mahpusun bir ceza infaz kurumundan başka bir kuruma nakli söz konusu olduğunda mahpusun bütün eşyaları detaylı bir şekilde tutanak altına alınır. Bu düzenlemeye göre mahpusun kendi isteği ile nakli hariç kitap, kıyafet gibi şahsi kullanıma özgülenmiş eşya ile 50 kilogramı geçmeyen diğer eşyanın gönderilme ücreti kurum bütçesinden, bu miktarı aşan kısmına ait ücret ise hükümlü tarafından karşılanır. Bu düzenlemeye göre mahpusun şahsi kullanıma ait eşyaları nakil sırasında ücreti kurum tarafından karşılanacak 50 kilogramı geçmeyen diğer eşyalar olarak değerlendirilmez. Mahpusun kendi isteği ile nakli söz konusu olduğunda nakil ücretleri mahpus tarafından karşılanır. Çocuk hükümlüler ve maddi durumu yetersiz olduğunu belgelendiren mahpuslar açısından nakil ücretleri kurum üzerinden karşılanır.
Eşyaların nakilleri
Madde 17 – Hükümlüyü başka bir ceza infaz kurumuna nakleden ceza infaz kurumu, hükümlünün eşyalarını, eşya teslim tutanağına ayrıntılı bir şekilde kaydeder ve bu eşyalardan hangilerinin hükümlünün koğuş veya odasında bulundurulmasına izin verildiğini belirtir.
(…)
Mahpusun eşyalarının yanı sıra hesabında olan para da nakil olduğu kuruma iletilmek zorundadır. Bu husus 13.07.2005 tarihinde resmi gazetede yayınlanan Hükümlü ve Tutukluların Emanete Alınan Kişisel Paralarının Kullanımına Dair Yönetmelik’in “Hükümlü ve tutuklunun nakil halleri” başlıklı 13. maddesinde açıklanmaktadır.
Notlar ve Ek Bilgiler
Mevzuattaki düzenlemelerin içinde bulunduğunuz koşullar açısından yetersiz olduğunu düşünüyorsanız bize bildirmenizi rica ediyoruz. Böylece mevzuatın ve uygulamanın insan hakları odaklı iyileştirilmesi için savunuculuk faaliyetlerimize dahil etmemiz söz konusu olabilecektir.
Denetim mekanizmalarına başvuru yapmak isterseniz sizlere Mahpuslar İçin Haklarım Başvuru Kılavuzunu gönderebiliriz. Eğer internete erişiminiz varsa bu kılavuzu derneğimizin web sayfasında bulabilirsiniz.
Bu bilgi notu hazırlanırken Bahattin Aras tarafından “Hükümlü ve Tutukluların Nakillerine İlişkin Güncel Sorunlar” isimli makaleden faydalanılmıştır.
Not: Bu bilgi notu 17.12.2023 tarihinde güncellenmiştir.
