Table of Contents
Dava Açmadan Önce Bilinmesinde Fayda Olan Bilgiler:
Öncelikle belirtmek gerekir ki cinsiyet uyum süreci davaları, özel hukuk alanına giren davalardandır. Davacı mahpus (başvurucu) tutuklu ise bu davayı bizzat açabileceği gibi, avukatına vereceği özel yetkili vekaletname ile de açabilir. Davacı mahpus (başvurucu) hükümlü ise bu davayı vasisi ya da vasisisin yetkilendireceği bir avukat aracılığıyla açabilir. Burada da yine vekaletnameye özel yetki eklenmelidir. (Cinsiyet değişikliği hakkı kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardan olduğundan davacının şahsen başvuruda bulunması ya da muhakkak vekiline/vasisine bu konuda özel yetki tanıması gerekmektedir Vasi özel yetki için mahkemeye başvurabilir. Avukatla dava takibi içinse avukata verilecek vekaletnamede açıkça “cinsiyet geçiş için gerekli davalar ve nüfusa karşı açılacak davalara bakmaya yetkilidir” şeklinde bir ibare bulunmalıdır.
Cinsiyet uyum davaları Türk Medeni Kanunu 40. maddesinde düzenlenmiştir. Bu madde “cinsiyet değişikliğine izin davası” ve “nüfusta cinsiyet hanesinin değiştirilmesi davası” olarak iki aşamalıdır. Bu davalar birlikte açılabileceği gibi, ayrı ayrı da açılabilir. Tavsiye edilen, davaların ayrı açılmasıdır. Yani önce TMK 40/1’de düzenlenen “cinsiyet değişikliğine izin davası” açılmalı, bu dava karara çıktıktan sonra aşağıda açıklanacak ameliyatlar olunmalı, sonra ise TMK 40/2’de düzenlenen “nüfusta cinsiyet hanesinin değiştirilmesi davası” açılmalıdır.
Cinsiyet değişikliğinde
Madde 40- Cinsiyetini değiştirmek isteyen kimse, şahsen başvuruda bulunarak mahkemece cinsiyet değişikliğine izin verilmesini isteyebilir. Ancak, iznin verilebilmesi için, istem sahibinin onsekiz yaşını doldurmuş̧ bulunması ve evli olmaması; ayrıca transseksüel yapıda olup, cinsiyet değişikliğinin ruh sağlığı açısından zorunluluğunu (…)bir eğitim ve araştırma hastanesinden alınacak resmî sağlık kurulu raporuyla belgelemesi şarttır.
Verilen izne bağlı olarak amaç̧ ve tıbbî yöntemlere uygun bir cinsiyet değiştirme ameliyatı gerçekleştirildiğinin resmî sağlık kurulu raporuyla doğrulanması halinde, mahkemece nüfus sicilinde gerekli düzeltmenin yapılmasına karar verilir.
NOT: Anayasa Mahkemesinin 29/11/2017 tarihli ve E.: 2017/130, K.: 2017/165 sayılı Kararı ile, maddenin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “…ve üreme yeteneğinden sürekli biçimde yoksun bulunduğunu…” ibaresi iptal edilmiştir.
Dava Sürecine Dair Notlar
“Cinsiyet Değişikliğine İzin” Davası (TMK 40/1)
Cinsiyet değişikliğine izin davası, TMK 40/1 maddesinde düzenlenen kişinin cinsiyet uyum için olması gereken ameliyatlara mahkemenin izin vermesi talepli davadır. Madde metni “Cinsiyetini değiştirmek isteyen kimse, şahsen başvuruda bulunarak mahkemece cinsiyet değişikliğine izin verilmesini isteyebilir. Ancak, iznin verilebilmesi için, istem sahibinin onsekiz yaşını doldurmuş bulunması ve evli olmaması; ayrıca transseksüel yapıda olup, cinsiyet değişikliğinin ruh sağlığı açısından zorunluluğunu bir eğitim ve araştırma hastanesinden alınacak resmî sağlık kurulu raporuyla belgelemesi şarttır.” şeklindedir.
Cinsiyet değişikliğine izin davasında yetkili mahkeme davacının yerleşim yeri mahkemesi olup, mahpusların yerleşim yeri kaldıkları hapishane kabul edilmektedir. Davada görevli mahkeme ise asliye hukuk mahkemesidir. Bu davada davalı olarak Nüfus Müdürlüğü gösterilmedir.
Cinsiyet değişikliğine izin davasında, hâkim tensip zaptıyla davacıyı bir Eğitim Araştırma Hastanesine sevk etmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken husus, davacının zaten süreç takibinin yapıldığı ya da süreci için tercih ettiği bir hastane varsa dava dilekçesinde bu belirtilmeli ve özellikle o hastaneye sevk istenmelidir. Bu talep, davacının başka bir hastanede süreci en baştan tanımadığı doktorlarla yürütmesi sakıncasını ortadan kalkacaktır.
Yine mahpuslar için önemli olan husus, seçilecek eğitim araştırma hastanesinde “cinsiyet disforisi” konusunda sağlık kurulu raporu hazırlamaya yetkin uzman branşların bulunmasıdır. Dava için hazırlanacak kurul raporu psikiyatri, endokrin, kadın doğum, plastik cerrahi, genetik ve üroloji hekimlerince oluşturulmaktadır. Sevk edildiğiniz hastanede bu uzmanlar bulunmuyorsa başka bir eğitim araştırma hastanesine sevkiniz gerçekleştirilmelidir. Hapishane sevk sınırları içinde böyle bir hastane yoksa son çare olarak Adli Tıp Kurumu’na sevk istenebilir.
Mahkeme hastaneye yazdığı sevk yazısında “davacının transseksüel yapıda olup olmadığının, cinsiyet değişikliğinin ruh sağlığı açısından zorunlu olup olmadığının bir sağlık kurulu raporuyla belgelenmesini” istemelidir. Sevk müzekkeresi hapishaneye gönderilmekte ve hapishane idaresi tarafından hastaneye sevk işlemi gerçekleştirilmektedir. Sevk sonrası davacı, sürecini takip eden psikiyatri uzmanına götürülmekte ve sağlık kurulu raporu psikiyatristin yönlendirmesiyle toplamda 6 bölümün uzman hekimlerinin kontrolü ve imzasıyla şekillenmektedir (Bu bölümler yukarıda belirtilmiştir.). Raporda muhakkak davacının transseksüel yapıda olduğu ve cinsiyet değişikliğinin ruh sağlığı açısından zorunlu olduğu
Bu raporun mahkemeye gönderilmesi sonucu mahpusun cinsiyet değişikliğine izin davası kabul edilecektir. Davanın kabulü ve kararın kesinleşmesi sonrası, mahpusun cinsiyet değişikliğine izin verilmiş olacaktır. Bütün mahkeme kararlarında olduğu gibi bu kararın da 10 yıllık zaman aşımı süresi vardır. Kararın kesinleşmesi sonrası mahpus 10 yıl içinde devlet hastanelerinde sigorta kapsamında cinsiyet uyum için gerekli ameliyatlarını
Belirtmek gerekir ki bu karar nüfusta cinsiyet hanesini değiştirmeyecektir. Mahpus kararla beraber hapishane idaresinden bu ameliyatları yapan doktorların bulunduğu bir hastaneye sevk istemeli ve ameliyatlarını olmalıdır. Ameliyatlar sonrasında yeniden dava açıp “nüfusta cinsiyet hanesinin değiştirilmesini” talep etmesi
Nüfus Sicilinde Cinsiyet Hanesinin Değiştirilmesi Davası
Cinsiyet hanesinin düzeltilmesi davası TMK 40/2 maddesinde düzenlenen, davacının nüfus cüzdanında “kadın” olarak belirtilen cinsiyetinin “erkek” ya da “erkek” olan cinsiyetinin “kadın” olarak düzeltilmesi talepli davadır. Madde metni “Verilen izne bağlı olarak amaç ve tıbbî yöntemlere uygun bir cinsiyet değiştirme ameliyatı gerçekleştirildiğinin resmî sağlık kurulu raporuyla doğrulanması hâlinde, mahkemece nüfus sicilinde gerekli düzeltmenin yapılmasına karar verilir.” şeklindedir.
Bu davada da yetkili mahkeme davacının yerleşim yeri mahkemesi olup, mahpusların yerleşim yeri kaldıkları hapishane kabul edilmektedir. Davada görevli mahkeme ise asliye hukuk mahkemesidir. Yine bu davada da Nüfus Müdürlüğü davalı olarak gösterilmelidir.
Cinsiyet değişikliğine izin davasının kabulü sonrası ameliyatlarını gerçekleştiren kişi, cinsiyet hanesinin düzeltilmesi davasında yine ilk davadaki gibi tensiple eğitim araştırma hastanesine sevk edilir. Burada da süreç yukarıda anlattığımız gibi şekillenmektedir. Bu defa mahkeme sevk müzekkeresinde davacının “amaç ve tıbbi yöntemlere uygun bir cinsiyet değiştirme ameliyatı gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğini” sormaktadır.
Bu davada hazırlanan sevk yazısını, ameliyatın gerçekleştirildiği hastaneye istemekte fayda vardır. Zira sizin hangi ameliyatları olduğunuzu ve sürecinizi en iyi bilen doktorlar, ameliyatınızın gerçekleştirildiği hastanedeki doktorlar olacaktır.
EK BİLGİLER
Mahkemeden cinsiyet uyum süreci için izin alındığı taktirde hapishanede sevk sürecinin başlaması ve kişinin devlet hastanesinde ücretsiz bu ameliyatı gerçekleştirebilmesi gerekmektedir. Fakat kamuoyuna da yansıdığı üzere Adalet Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı bazı mahpuslar için mahkeme kararına rağmen Adli Tıp’tan rapor aldırmakta ve ameliyatların “yaşamsal aciliyeti olmadığı gerekçesiyle” tahliye sonrası gerçekleştirilebileceğini belirtmektedir. Bu durumda, Bakanlıkların bu kararlarına karşı idare mahkemelerinde dava açılabileceği gibi, kişiler isterlerse ücreti mukabilinde özel hastanelerde de ameliyatlarını olabilirler.
Yine lazer epilasyon talepleri ile ilgili hapishaneye lazer epilasyon cihazı sokulabileceği gibi kişinin ücretini kendisinin karşılaması halinde özel hastaneye sevk edilmesi yoluyla lazer epilasyon ihtiyacını giderebileceğini de belirtmeliyiz.
Bütün bahsettiğimiz durumlar için (ameliyatlar, lazer epilasyon vb.) devlete bağlı ya da özel fark etmeksizin sevk alınan hastanelerin mahpuslara da hizmet veren bölümlerinin bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Zira bazı hastaneler mahkûm koğuşu olmadığından bahisle işlemi yapmayı reddetmektedir. Bu da boşuna zaman ve para kaybına sebebiyet vermektedir.
Son olarak trans mahpuslar da bütün bu süreç kapsamında isim değişikliği davası açabilirler. Bu davayı kişiler TMK 40/1 davasıyla birlikte, TMK 40/2 davasıyla birlikte ya da tamamen ayrı bir dava olarak açıp sonuçlandırabilirler. Bu davada da dava ehliyeti açısında yukarıda söylediklerimiz hatırlanmalıdır.
Resmi işlemler yapılırken mahpusun atanmış adını ve cinsiyetini mahkemeye bildirmek zorunda olduğu için bazı kavramlar sadece mahkemenin isteği şekilde ifade edilmiştir.
Notlar:
Mevzuattaki düzenlemelerin içinde bulunduğunuz koşullar açısından yetersiz olduğunu düşünüyorsanız bize bildirmenizi rica ediyoruz. Böylece mevzuatın ve uygulamanın insan hakları odaklı iyileştirilmesi için savunuculuk faaliyetlerimize dahil etmemiz söz konusu olabilecektir.
Denetim mekanizmalarına başvuru yapmak isterseniz sizlere Mahpuslar İçin Haklarım Başvuru Kılavuzunu gönderebiliriz. Eğer internete erişiminiz varsa bu kılavuzu derneğimizin web sayfasında bulabilirsiniz.
Not: Bu bilgi notu 17.12.2023 tarihinde güncellenmiştir.