Hakkında:
2012 yılından bu yana kadın mahpusların haklarını korumak ve geliştirmek amacıyla çeşitli çalışmalar yürütmektedir. Nüfus cüzdanı, pasaport gibi kimlik tanımlayan resmi belgelerde cinsiyet bölümünde kadın yazan mahpuslar bu tematik alanın kapsamındadır.
Hapiste Kadın tematik alanı, mektuplaşma, insan hakları başvuruları, haber taraması, soru önergesi verilmesi ve mevzuat değişikliği için yürüttüğü lobicilik çalışmalarıyla hem kadın mahpusların sorunlarıyla ilgilenmekte hem de infaz sisteminin toplumsal cinsiyete duyarlı bir yaklaşım kazanabilmesini amaçlamaktadır. Birinci baskısı 2016 yılında gerçekleşmiş olan Türkiye’de Kadın Mahpus Olmak kitabı ile kadın mahpusların genel durumları, özgün ihtiyaçları ve karşılaştıkları hak ihlalleri ayrıntılı olarak incelenmiştir.
CİSST Hapiste Kadın tematik alanı, kadın hakları, insan hakları ve çocuk hakları savunuculuğu yapan diğer sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği içinde lobicilik çalışmaları yaparak, anne ve çocukların hapishanelerde bulunmalarına karşı farkındalık yaratmak ve alternatif çözüm yolları sağlamak için faaliyetlerini sürdürmektedir.
Hapiste Kadın tematik alanı kadın mahpusların yaşadığı hak ihlallerini duyurmak ve bunlara çözüm bulmak amacıyla Hapiste Kadın Ağı isimli, içerisinde farklı sivil toplum örgütlerinin bulunduğu bir platform oluşturmuştur. Her yıl düzenlediğimiz atölyelere katılarak, bu ağa katkıda bulunabilir ve savunuculuk faaliyetlerine destek olabilirsiniz.
Kitaplar & Çeviriler
Mahpus Hakları El Kitabı ve Başvuru Kılavuzu
Bu çalışmayla, mahpusların; Haklarının neler olduğunu, Hakları ihlal edildiğinde yasal olarak nereye, nasıl başvuracağını, Hak ihlallerine karşı iletişime geçebileceği bazı STÖ’lerin isim ve adreslerini öğrenmesi amaçlanmaktadır.
Türkiye'de Kadın Mahpus Olmak
Türkiye’de Kadın Mahpus Olmak adlı bu kitapta uluslararası ve ulusal hukuki düzlemlerde kadın mahpuslar, ayrımcılık, hapishanelerin idari yapısı, hapsedilmenin etkileri ve sonuçları, kadına yönelik şiddet, damgalama ve yalnızlaşma, maddi durum, öğrenim hakkı, adalete erişim, sağlık hakkı, çocuklu ve hamile kadın mahpuslar, LBT’ler, yabancılar, kız çocuklarına ilişkin bilgilere yer verilmiştir.
Bilgi Notları & Dilekçeler
Mahpusun Kendi İsteği ile Başka Bir Hapishaneye Nakil Dilekçesi
Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Başvuru Dilekçesi
Kelepçeli Muayene
Ziyaret Hakkının Kısıtlanmasına İlişkin Dilekçe
Koşullu Salıverilme Dilekçesi
Disiplin Cezası Dilekçe Örneği
Blog
Sık Sorulan Sorular
Türkiye hapishanelerinde hem kadın mahpus sayısının genel mahpus nüfusuna göre düşük olmasının hem de toplumsal cinsiyet kalıplarının yasalara ve politikalara yansımasının bir sonucu olarak cezalandırma sistemine ilişkin uygulamalarda kadınların özgün ihtiyaçları, statüleri ve öncelikleri gereği bir durumdan farklı etkilenebilecekleri göz ardı edilmektedir. Kadın mahpuslar, genellikle erkeklerle aynı infaz rejimine tabi tutulmakta, bu da biçimsel bir eşitlik anlayışı yaratmaktadır. Zaten toplumda sıklıkla ayrımcılığa maruz kalan kadınların hapishanelerde de ayrımcılığa maruz kalması toplumsal cinsiyet eşitsizliğini derinleştirmekte, kadınların hapsedilme ve tahliye sonrası süreçlerinde daha fazla şiddete maruz kalmasına neden olabilmektedir.
Hapishanelerde yalnızca aydınlatma elektriği ve üç öğün yemek sağlanırken, temizlik malzemeleri, cinsiyete özgü hijyen malzemeleri, çay, kahve, sigara, içme suyu, pul, telefon kartı, iç çamaşırı gibi temel ihtiyaçlar mahpusların kendi imkanlarıyla karşılanmaktadır. Dolayısıyla mahpuslar yaşamlarını idame ettirebilmek için maddi gelire ihtiyaç duymaktadır. Hapishanede bulunan kadınların çoğunlukla yoksul kadınlar olup, bireysel ve düzenli bir ekonomik gelirleri bulunmamaktadır. Bu durumda bazı kadın mahpuslar, ailelerinin gönderdiği parayla, bazıları ise hapisteki çalışmalarıyla ihtiyaçlarını gidermeye çalışmaktadır. Hapishanede çalışan kadınlar, ataerkil bakışın benimsediği iş bölümü çerçevesinde mantı atölyeleri, tekstil atölyeleri, temizlik, çamaşırlar, yemek, dikiş kursları gibi “kadın alanı” olarak görülen işlerde çalışmaktadır. CİSST’e gelen başvurulara göre ailesi tarafından terk edilen ve çalışma imkanı da olmayan mahpuslar ihtiyaçlarını karşılayabilmek için başka mahpusların çamaşırlarını yıkayıp işlerini yapabilmektedir. Bu durum da mahpuslar arasında yeni bir ezen ve ezilen ilişkisi yaratmaktadır.
Hapiste Kadın Ağı tarafından 21.06.2017’de “Hapishanelerde Ücretsiz Ped İstiyoruz” kampanyası başlatılmıştır. Bu kampanya ile cinsiyetle ilgili ihtiyaçların gözetilmesinin temel sağlık haklarından olduğu, kadınların menstrüasyon döneminde hijyen malzemelerine, pedlere ve tamponlara erişimlerinin ücretsiz ve ayrım gözetmeden olması gerektiği vurgulanmıştır. Kampanya sosyal medyaya taşınmış, 88 kadın ve LGBTİ+ örgütü kampanyanın imzacısı olmuştur. Kampanya sonrasında Ceza Tevkifevleri Müdürlüğü’nün mahpuslara ped de dahil olmak üzere zorunlu hijyen malzemelerinin ücretsiz sağlanması konusunda talimat verildiği yönünde açıklamaları bulunmaktadır. Bu konuda henüz infaz kanunu veya yönetmeliğinde bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. CİSST’e gelen başvurulara göre kadın mahpuslar, cinsiyete özgü hijyen malzemelerinden yalnızca pede erişebilmekte olup, tampon, menstrüel kap gibi malzemelere erişememektedir. Ücretsiz pedler ise eski model ve sıkıştırılmış pamuktan oluşan yahut tek çeşit olabilmektedir.
Genel sağlık hizmetlerine erişimdeki engellerin yanı sıra, kadın mahpuslara özgü sağlık hizmetleri de yetersizdir. Özellikle, erkek hapishanelerinde kadınlara ayrılmış koğuşlarda kalan kadın mahpuslar, cinsiyetlerinden kaynaklanan özgün sağlık ihtiyaçlarına erişimde daha ciddi zorluklarla karşılaşmaktadır.
Hapishane süresince kadın mahpusların şiddet geçmişlerine ve ruh sağlıklarına ilişkin kişiselleştirilmiş bir infaz süreci yürütülmemektedir. Hapishanelerde yeterince ısınmama, havalandırma koşulları, özgün ihtiyaçlara uygun bir beslenme düzenine erişememe, kıyafet kotasının tüm hapishanelerde aynı biçimde uygulanması, hijyen malzemelerine düzenli ve nitelikli olarak erişememe gibi hususlarda kadın mahpus sağlığı bakımından önleyici tedbirler alınmamaktadır. Düzenli ve sistematik olarak mahpuslara sağlık hakkına ilişkin önleyici bilgilendirme yapılmamaktadır. Bazı hapishaneler hariç düzenli jinekolojik muayene yapılmamaktadır. Hastalık halinde revire geç çıkarılma yahut hastaneye geç sevk edilme gibi sorunlar yaşanabilmektedir. Hastaneye sevk edilme halinde sevk esnasında ring koşulları, hapishanenin mahpus bekletilme alanları sağlıklı ve hijyenik olamayabilmektedir. Doktor kontrollerinde jandarma görevlileri ve doktorlar İstanbul Protokolüne aykırı hareket edebilmekte, bu kapsamda mahpuslara kelepçeli muayene dayatılabilmekte, muayene esnasında jandarma görevlisi muayene odasından çıkmayabilmektedir. Tüm bu hususlar kadın mahpusların sağlığa erişim hakkını ihlal eder niteliktedir.
5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 65. maddesine göre “Anneleri hükümlü olup da dışarıda korumasına bırakılacak kimsesi bulunmayan sıfır-altı yaş grubundaki çocuklar” annelerinin yanında kalabilmektedir.
Ceza Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından 2021 yılında hapishanelerde anneleriyle birlikte kalan 0-6 yaş grubundaki çocukların yaşam koşullarını iyileştirmek amacıyla “Annemleyim” projesi başlatılmıştır. Pilot olarak bazı hapishanelerde uygulanmaya başlanan proje kapsamında, çocuklar ve anneleri için özel tasarlanmış yaşam alanları oluşturulmuştur. Bu alanlarda çocuklar, annelerinden ayrılmadan eğitim ve oyun etkinliklerine katılabilmekte, ayrıca psikolojik destek ve sosyal hizmetlerden faydalanabilmektedir.
TBMM İnsan Hakları Komisyonu’nun 12.06.2024 tarihli toplantı tutanaklarına göre Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Sincan Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda, Diyarbakır Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda anne çocuk ünitelerinin bulunduğunu, Konya’da ise anne çocuk ünitelerinin inşa halinde olduğunu belirtmiştir. Anne çocuk ünitelerinin yanı sıra çocukların anneleri ile kaldıkları ayrı yaşam alanları olarak anne çocuk özel yaşam alanlarının bulunduğu, ayrıca Türkiye genelinde hapishanelerde 32 adet anaokulu olduğu, 70 adet de oyun alanı olduğu belirtilmektedir.
Her ne kadar “Annemleyim” projesi ve anne-çocuk üniteleri gibi girişimlerle çocukların yaşam koşullarının iyileştirilmesi hedeflense de, bu projeler ve imkanlar tüm hapishanelerde eşit bir şekilde hayata geçirilememiştir. TBMM İnsan Hakları Komisyonu'nun raporları da, anne-çocuk ünitelerinin ve özel yaşam alanlarının yalnızca belirli hapishanelerde bulunduğunu, Türkiye genelinde birçok çocuğun bu olanaklardan mahrum kaldığını ortaya koymaktadır.
Ulusal ve Uluslararası Mevzuat
- BM Kadına Yönelik Her Türlü Ayrımcılığın Tasfiye Edilmesine Dair Sözleşme
- Kadınlara Karşı Şiddetin Tasfiye Edilmesine Dair Bildiri
- Herhangi Bir Şekilde Tutulan veya Hapsedilen Kişilerin Korunması için Prensipler Bütünü
- Birleşmiş Milletler Kadın Tutuklular için Gözetimsiz Önlemler ve Kadın Hükümlülere Muamele Yasaları
- 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun
- Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük :