Sincan Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Hak İhlalleri Raporu

Sincan Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Hak İhlalleri Raporu kapak görseli, Sincan ceza infaz kurumları kampüsü girişi
Ön yazı:
ÇHD, ÖHD ve CİSST avukatlarından oluşan heyetin Temmuz 2026’da Sincan Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda 14 kadın mahpusla yaptığı görüşmelere dayanan rapor, yaşam hakkı, sağlık, barınma ve disiplin alanlarındaki ağır hak ihlallerini ortaya koyuyor.

1. Giriş ve Yöntem

Bu rapor, Sincan Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutulan mahpuslardan gelen çok sayıda başvuru üzerine, Çağdaş Hukukçular Derneği, Özgürlük için Hukukçular Derneği, Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği (CİSST) avukatlarından oluşan heyetin hapishaneyi ziyaret ederek Temmuz 2026 tarihinde gerçekleştirdiği görüşmelere dayanmaktadır. Görüşmeler, hapishanede tutulan 14 kadın mahpusla yüz yüze yapılmış; mahpusların aktardığı bilgiler ve başvurularda yer alan iddialar sistematik hale getirilerek aşağıda kategoriler halinde sunulmuştur.

Aktarılan bilgiler, hapishanede sistematik ve süregelen ağır hak ihlallerinin yaşandığına, bu ihlallerin bir kısmının mahpusları intihara sürüklediğine işaret etmektedir. Rapordaki tüm bilgiler görüşülen mahpusların beyanlarına dayanmakta olup, iddiaların bağımsız ve etkili şekilde soruşturulması gerekmektedir.

2. Yaşam Hakkı İhlali: Şüpheli Ölüm Vakası

Hapishanede yakın zamanda 23 yaşında bir kadın mahpus yaşamını yitirmiştir. Görüşmelerde aktarılan bilgiler, sürecin öngörülebilir ve önlenebilir olduğuna işaret etmektedir:

  • Hayatını kaybeden mahpusun ölümünden önce psikolojik destek talebinde bulunduğu, ancak bu talebin hapishane psikoloğu tarafından görmezden gelindiği aktarılmıştır.
  • Müdahale ve hastaneye sevk sürecinde ciddi tıbbi ihmallerin yaşandığı beyan edilmiştir.
  • Olay sonrasında yürütülen idari soruşturma kapsamında tanık mahpusların beyanlarının tutanaklara eksik veya hatalı biçimde geçirildiği belirtilmiştir.
  • Ölümün ardından başlatılan adli ve idari soruşturma süreçlerinin şeffaf, bağımsız ve etkili biçimde yürütülüp yürütülmediği kamuoyu tarafından bilinmemektedir.

Görüşmeler sırasında ayrıca, yalnızca 2026 yılı içerisinde hapishanede dört kadın mahpusun intihar sonucu hayatını kaybettiğinin bilindiği aktarılmıştır. Bu bilgi, hapishanede yaşam hakkı bakımından yaşanan risklerin münferit bir olayla sınırlı olmadığını göstermektedir.

3. Temel Haklara Erişimin Engellenmesi, Kendine Zarar Verme ve İntihar İlişkisi

Görüşülen kadınların ifadeleri, hapishanede temel haklara erişimin engellenmesi, taleplerin sistematik biçimde karşılıksız bırakılması ve etkili başvuru mekanizmalarının bulunmaması ile intihar girişimleri arasında ciddi bir ilişki bulunduğuna işaret etmektedir. Mahpuslar; sağlık hizmetlerine erişim, aileleri ve çocuklarıyla görüşme, koğuş değişikliği gibi en temel ve yasal taleplerinin uzun süre karşılanmadığını, bazı durumlarda ise ancak kendilerine zarar verdiklerinde veya bu girişimlerde bulunduklarında taleplerin yerine getirildiğini aktarmışlardır. Hapishane müdürünün, mahpusların yasal ve insani taleplerini karşılamak yerine, talebin işleme alınması karşılığında kendilerine jilet verdiği ve kendine zarar vermeye teşvik ettiği iddia edilmektedir.

  • A-4 koğuşunda kalan bir mahpusun koğuş değişikliği talebi karşılıksız kalınca, müdürün kendisine mazgal arasından jilet attığı; boynunu kestikten sonra talebinin kabul edildiği aktarılmıştır.
  • C koğuşlarında kalan bir mahpusun koğuş değişikliği talebine karşılık verilmemesi üzerine bulunduğu koğuşun camlarını kırdığı, bunun üzerine hücreye götürüldüğü belirtilmiştir.
  • Görüşmelerde ayrıca, yakın zamanda 18 yaşın altındaki genç bir kadın mahpusun intihar girişiminde bulunduğu ve girişimin ardından süngerli odaya alındığının öğrenildiği aktarılmıştır.
  • Bir mahpusun, ceza dosyası kapsamında aldığı hükmü öğrendiğinde intihara teşebbüs ettiğini; devlet korumasındaki çocuğuyla bir yıl boyunca görüştürülmemesi üzerine de tekrar intihara teşebbüs ettiğini, bunun ardından görüştürülebildiği aktarılmıştır.
  • Koğuşta yaşanan bir intiharın ardından cama yumruk atarak kendini yaralayan başka bir mahpusun da benzer şekilde “hava almak” amacıyla kendine zarar verdiği bildirilmiştir; yakın zamanda bir mahpusun da benzer şekilde cama yumruk atarak kolunu kestiği aktarılmıştır.
  • Hapishane genelinde kaç mahpusun bu şekilde kendine zarar verme veya intihar girişimi sonucunda hayatını kaybettiği ya da kalıcı biçimde sağlığını yitirdiği bilinmemektedir.

4. Personel Kaynaklı Kötü Muamele: Hakaret ve Tehdit

  • Hapishane müdürünün, bir mahpusa “siz kimsiniz lan, sizi burada öldürürüm” şeklinde hakaret ve tehditte bulunduğuna tanık olunduğu ifade edilmiştir.
  • İnfaz koruma personelinin mahpuslara zaman zaman küfür, aşağılayıcı el hareketleri ve benzeri kötü muamelede bulunduğu aktarılmıştır.

5. Sağlık Hakkı İhlalleri

5.1 Kadına Özgü Sağlık Hizmetlerine Erişim

  • Jinekolojik tarama ve doğum kontrolü gibi önleyici/koruyucu sağlık hizmetlerinin düzenli yapılmadığı; bazı mahpusların doğum kontrolü için haftalarca hastaneye sevk edilmeyi beklediği bildirilmiştir.
  • Ücretsiz dağıtılan pedlerin niteliksiz/kalitesiz olduğu, kişisel hijyen ihtiyacı için yalnızca duş jeli verildiği belirtilmiştir.
  • Regl döneminde uygulanan kıyafet kotasının mahpusları zorladığı aktarılmıştır.
  • Hapishanede yalnızca yılda bir kez verem taraması yapıldığı, buna karşın jinekolojik testlerin yapılmadığı ifade edilmiştir.

5.2 İlaca ve Tedaviye Erişim

  • Kronik astım hastası olan ve düzenli antipsikotik (risperidon) kullanması gereken bir mahpusa, infaz koruma memurlarının ilacını ancak ağzını açması koşuluyla verdiği; bu duruma direnmesi üzerine hakkında disiplin soruşturması açıldığı aktarılmıştır.
  • Koğuşta yaşanan bir intihar olayı sonrası cam kesiği ile yaralanan bir başka mahpusun, ameliyat sonrasında fizik tedavi ve ilaç taleplerinin aylarca (yaklaşık iki ay) karşılanmadığı; kan kaybı nedeniyle sık sık bayıldığı, tendon hasarı sebebiyle sol elini kullanamadığı bildirilmiştir.
  • Elinde cam parçası kaldığını infaz koruma personeline bildirmesine ve doktora gitmeyi talep etmesine rağmen, talebinin “oraya sakız ya da ağda yapıştır çek” denilerek geri çevrildiği aktarılmıştır.
  • Aynı mahpusun, yaşanan intihar olayı sonrası ciddi biçimde etkilenen ruh sağlığı için talep ettiği psikolog görüşmesinin de uzun süre karşılanmadığı; fizik tedaviye çok geç başlandığı, sol el parmaklarını sınırlı oranda açıp kapatabildiği ve kalem tutmakta dahi zorlandığı ifade edilmiştir.
  • İlaçların mahpuslara genel olarak geç ulaştırıldığı, bunun düzenli tedaviye erişimi fiilen engellediği belirtilmiştir.
  • Gebelik veya ileri yaş gözetilmeksizin, tedavi amacıyla hastaneye sevk edilen tüm mahpuslara kelepçe takıldığı aktarılmıştır.

5.3 Savunmasız / Bakıma Muhtaç Mahpuslar

  • Bir koğuşta bulunan 66 yaşındaki kadın mahpusun ihtiyaçlarının karşılanmadığı; yaşlı kadın mahpusların özel ihtiyaçlarına yönelik bir uygulama bulunmadığı aktarılmıştır.
  • E-3 koğuşunda tutulan 65 yaşlarında, bakıma muhtaç durumda olan başka bir mahpusun temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamadığı, koğuş içine idrar ve dışkısını yaptığı; koğuş arkadaşlarının bu mahpus için yaptığı başvurulardan sonuç alınamadığı belirtilmiştir.

6. Barınma Koşulları: Aşırı Kalabalık

  • 24 kişilik kapasiteye sahip bir koğuşta 34 mahpusun tutulduğu; yer bulamayan mahpusların bir kısmının tuvalet ve banyo önüne serilen yer yataklarında yatmak zorunda kaldığı, bu durumun hijyenik olmadığı ve uzun tuvalet/banyo sıraları oluştuğu aktarılmıştır.
  • Benzer koşulların hapishanede çoğu koğuşta olduğu aktarılmıştır.

7. Disiplin Uygulamaları: Toplu Hücre Cezası ve Gıda Zehirlenmesi

  • Koğuşta yaşanan bir tartışma gerekçesiyle koğuşun tamamına toplu hücre cezası verildiği; cezanın 05.07.2026-17.07.2026 tarihleri arasında, 12 gün boyunca havalandırmaya dahi çıkarılmadan infaz edildiği bildirilmiştir.
  • Hücre cezası infaz edilen mahpusların (aralarında hücre cezası çeken başka adli mahpuslar da olmak üzere) yemekten zehirlendiği; günlerce kusma ve ishal şikâyetleriyle herhangi bir tıbbi müdahale yapılmaksızın hücrede bırakıldığı aktarılmıştır.
  • Hasım olduğu bilinen mahpusların, bu durum bilinmesine rağmen aynı koğuşa yerleştirildiği ifade edilmiştir.

8. Ağırlaştırılmış Müebbet Hükümlülerine Yönelik Kısıtlamalar

  • Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan mahpusların atölye, kurs ve sohbet hakkından tamamen yararlandırılmadığı; spor faaliyetlerinin haftada yalnızca 45 dakikayla sınırlı tutulduğu (bazı ifadelerde haftada bir gün açık, bir gün kapalı spor imkânı olduğu) aktarılmıştır.
  • 2023 yılında hapishane müdürlüğüne yeni bir yöneticinin atanmasının ardından, bu grup mahpusların çalışma hakkının fiilen ortadan kaldırıldığı; daha önce mantı/tekstil/kantin/çay ocağı/mutfak gibi işlerde çalışabilen kadın mahpusların bu imkândan mahrum bırakıldığı belirtilmiştir.
  • Açık spor alanının çok kirli olduğu ve bu alanda top dahi bulunmadığı aktarılmıştır.

9. Siyasi Mahpusların Koşullu Salıverilme Hakkının Engellenmesi

Bu bölümde yer alan bilgiler, Temmuz 2026 tarihli heyet ziyaretinde yapılan görüşmelere değil, Özgürlük için Hukukçular Derneği Ankara Şube Hapishane ve Kadın Komisyonu’nun çalışmalarına ve bu çalışmalara yansıyan tespitlere dayanmaktadır. Heyet ziyareti sırasında siyasi mahpuslarla görüşme yapılmamıştır. Adli mahpusların yukarıda belirtilen ağır hak ihlalleriyle karşı karşıya kaldığına ilişkin tespitlerin yanı sıra, Özgürlük için Hukukçular Derneği Ankara Şube Hapishane ve Kadın Komisyonu’nun “Tahliye Hakları Elinden Alınan Kadın Mahpuslar” raporuna[1] yansıyan bilgiler, siyasi mahpuslar bakımından da Sincan Kadın Hapishanesi’nde ciddi ve sistematik hak ihlallerinin bulunduğuna işaret etmektedir.

Bu raporlara yansıyan tespitlere göre, siyasi mahpusların koşullu salıverilme hakkından yararlandırılmayarak, İdare ve Gözlem Kurulu (İGK) kararları aracılığıyla keyfi ve hukuki dayanaktan yoksun gerekçelerle tahliyelerinin engellendiği görülmektedir. Söz konusu tahliye engelleme uygulamasının ilk olarak Sincan Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda yoğun biçimde uygulanmaya başlandığı ve sonrasında Türkiye’deki diğer hapishanelere yayıldığı; bu yönüyle Sincan Kadın Hapishanesi’nin adeta bir pilot cezaevi işlevi gördüğü değerlendirilmektedir.

Tahliye erteleme uygulamasının, her gözden geçirmede 3, 6, 9 veya 12 ay daha uzatma şeklinde sistematik bir nitelik kazandığı; böylece koşullu salıverilme hakkının fiilen belirsiz sürelerle ertelendiği aktarılmaktadır. Hâlihazırda 9 siyasi kadın mahpusun tahliyesinin, hukuki dayanaktan yoksun İGK kararlarıyla ertelendiği bilinmektedir.

10. Değerlendirme

Görüşülen 14 kadın mahpusun aktardığı bilgiler bir araya getirildiğinde, Sincan Kadın Hapishanesi’ndeki sorunların nadir rastlanan ihmallerden ibaret olmadığı; sağlık, barınma, disiplin ve idari uygulama alanlarında birikmiş ve kronikleşmiş hak ihlallerinin söz konusu olduğu görülmektedir. Mahpusların en temel taleplerinin ancak çeşitli intihar girişimleri neticesinde karşılanması, Birleşmiş Milletler Mahpuslara Muameleye Dair Asgari Standart Kuralları (Mandela Kuralları) ve kadın mahpuslara yönelik Bangkok Kuralları başta olmak üzere uluslararası insan hakları standartlarıyla açıkça çelişmektedir. Devletin gözetimi altındaki her mahpusun yaşamını ve sağlığını koruma yükümlülüğü, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 2. (yaşam hakkı) ve 3. (işkence ve kötü muamele yasağı) maddeleri ile Anayasa’nın 17. maddesinden doğmaktadır.

11. Talepler

  • Hayatını kaybeden mahpusların ölümüne ilişkin adli ve idari soruşturmaların bağımsız, etkili ve şeffaf biçimde yürütülmesi ve sonuçlarının kamuoyuyla paylaşılması,
  • Hapishane müdürü hakkındaki kendine zarar vermeye ve intihara teşvik, jilet verme, hakaret ve tehdit iddialarının ivedilikle ve bağımsız biçimde soruşturulması, soruşturma süresince görevden uzaklaştırılması,
  • Sincan Kadın Hapishanesi başta olmak üzere tüm hapishanelerde sağlık, barınma ve disiplin uygulamalarının bağımsız kurumlarca (TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu, Kamu Denetçiliği Kurumu, işkenceyi önleme mekanizmaları) düzenli ve habersiz biçimde denetlenmesi,
  • Mahpusların yasal taleplerine erişebilmelerini sağlayacak etkili, erişilebilir ve hesap verebilir bir başvuru mekanizmasının hayata geçirilmesi,
  • Kadın mahpusların cinsiyete özgü sağlık ve hijyen ihtiyaçlarının uluslararası standartlara (Bangkok Kuralları) uygun biçimde karşılanması,
  • Ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü mahpuslar dahil tüm mahpusların atölye, kurs, sohbet ve spor haklarından yasal çerçevede tam olarak yararlandırılması,
  • Bakıma muhtaç ve ileri yaştaki mahpusların ihtiyaçlarının uygun kurumlara nakil ya da özel destek yoluyla karşılanması,
  • İdare ve Gözlem Kurullarının koşullu salıverilme değerlendirmelerinde nesnel, denetlenebilir ve kanuni ölçütlere bağlı hareket etmesinin sağlanması; 3, 6, 9 ve 12 aylık periyodik erteleme uygulamalarının hukuki dayanağının ve hapishanelerin genelindeki sonuçlarının incelenmesi,
  • Koşullu salıverilme koşullarını taşıyan siyasi mahpusların tahliyelerinin, hukuki dayanaktan yoksun ve keyfi İGK kararlarıyla ertelenmesine son verilmesi; hâlihazırda tahliyeleri ertelenen 9 siyasi kadın mahpus bakımından verilen kararların bağımsız biçimde incelenmesi ve hukuka aykırı erteleme uygulamasından vazgeçilmesi gerekmektedir.

Not: Bu rapor, Temmuz 2026’da Sincan Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda görüşülen 14 kadın mahpusun beyanlarına ve heyetin aktarımlarına dayanmaktadır. Siyasi mahpuslara ilişkin 9. bölüm ise heyet görüşmelerine değil, ÖHD Ankara Şube’nin Ekim 2023 tarihli raporuna ve sonrasında derlenen bilgilere dayanmaktadır. Aktarılan bilgiler görüşme temelli beyanlar olup, ilgili iddiaların yetkili ve bağımsız makamlarca soruşturulması gerekmektedir.

[1] ÖHD Ankara Şube, Ekim 2023 tarihli “Sincan Kadın Hapishanesi Özelinde Şartlı Tahliye Hakları Elinden Alınan Kadın Mahpuslar” Raporu

Facebook
Twitter
WhatsApp
Email

Sitede Arayın