Ağır Hasta Mahpus Fatma Tokmak’ın Sağlık Hakkına Erişimi Sağlanmalıdır.
Fatma Tokmak, 1996 yılında tutuklanmasından bu yana ciddi sağlık sorunları yaşamaktadır. 2006 yılında, cezası henüz kesinleşmemişken yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle tahliye edilmişse de, cezasının kesinleşmesiyle birlikte yeniden hapsedilmiştir.
Ağır hasta mahpus statüsünde olan Fatma Tokmak’ın kronik kalp rahatsızlığı, kronik astım ve hipertansiyon gibi ciddi sağlık sorunları bulunmaktadır. Haziran ayı başında yapılan anjiyo sonrasında kalp kapakçıklarında yırtılma ve ciddi daralma tespit edilmiş, acil ameliyat olması gerektiği belirtilmiştir. Ancak aradan geçen zamana rağmen Fatma Tokmak’ın ameliyat olması için herhangi bir sevk işlemi gerçekleştirilmemiştir. Avukatlarının Adli Tıp Kurumu’na yaptığı sevk başvurusuna ise mayıs ayından bu yana yanıt verilmemiştir.
Fatma Tokmak’ın sağlık durumu her geçen gün daha da kötüleşmektedir. Haftalık olarak kan değişimi için hastaneye götürülmesi gerekmektedir. Kan değişimi için hastaneye sevki ring aracıyla yapılmakta, bu durum ise astım krizlerine ve ciddi nefes darlığına neden olmaktadır. Yürümekte zorlandığı için avukat görüşlerine katılamamakta, geceleri ise nefes alamadığı için uyuyamamakta ve oturur pozisyonda beklemektedir.
Fatma Tokmak’ın sağlık sorunlarına bağlı olarak tutulma koşullarının yarattığı tehlikelerin ciddiyeti dikkate alındığında, ameliyat edilmek üzere hastaneye sevk edilmemesi, tedavisinin yapılmaması, günlük temel ihtiyaçlarını gidermesi için gerekli kolaylıkların sağlanmaması, sağlık hakkının ihlali niteliğindedir.
Bu durum aynı zamanda fiziksel ve ruhsal bütünlüğe yönelik ciddi bir tehdit oluşturarak Anayasa’nın 17. Maddesinde belirtilen işkence ve kötü muamele yasağı için gerekli asgari eşiğin aşılması riskini de taşımaktadır.
Uluslararası ve yerel mevzuata göre tüm hapishaneler, acil durumlarda mahpusların ivedilikle tıbbi yardıma ulaşmasını sağlamakla yükümlüdür. Özel bir tedavi ya da ameliyat gerektiren durumlarda mahpuslar uzmanlaşmış kurumlara ya da sivil hastanelere sevk edilmelidir. Tedaviye erişimin yetersiz olduğu ve sağlık durumu giderek kötüleşen mahpuslar bakımından hapishanede tutulmanın kendisi insan onuruna aykırı muamele anlamına gelmektedir.
Bu bağlamda hem Anayasa hem de Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası insan hakları sözleşmeleri kapsamında devlet, sağlık hakkının korunması anlamında yükümlüdür. Bu doğrultuda Adalet Bakanlığı ve hapishane idarelerinin, tüm mahpusların sağlık hizmetlerine erişimini sağlama ve insan onuruna yaraşır koşullarda yaşamalarını güvence altına alma yükümlülüğü bulunmaktadır.
Bu sebeplerle Fatma Tokmak’ın ameliyat tarihi ivedilikle netleştirilmeli, ameliyatı tam teşekküllü bir hastanede ve alanında uzman doktorlar eşliğinde gerçekleştirilmelidir. 5275 sayılı İnfaz Kanunu’nun 16. maddesi doğrultusunda “hapis cezasının hastalık sebebiyle ertelenmesi” için gerekli yasal prosedürler uygulanmalıdır.





