01.06.2022 tarihinde Aposto / Spektrum’da yayınlanan söyleşiyi aşağıda bulabilirsiniz:
Türkiye’de günbegün Ceza Yasası’na yeni suçlar ekleniyor, suç tanımlarının cezai karşılığı değişiyor. Yasalar ve değişiklikler çoğu zaman gündeme gelip sıklıkla tartışılıyor. Kimi zaman yargı usulleri, kimi zaman davalar, kimi zaman suç olayları Türkiye’nin gündemini oluşturuyor. Tüm bunların arasında, konuşulmayan, duvarların arkasında kalan bir konu bulunuyor; cezaevlerinde ne yaşanıyor?
Bugün, cezaevlerindeki genel yaşam koşullarından, kadınların ve çocukların yaşadıkları zorluklardan bahsedeceğiz. Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği’nden (CİSST) Hapiste Çocuk Tematik Alan Temsilcisi Cansu Şekerci ve Hapiste Kadın Tematik Alan Temsilcisi Özge Akyüz, konuya ilişkin sorularımızı yanıtladı.
– Türkiye’deki cezaevlerinde var olan problemleri nasıl sıralarsınız? Tutuklu ve hükümlülerin günlük hayatında yaşadıkları zorluklar nelerdir?
Ceza Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün istatistiklerine göre, Türkiye’de toplam 384 hapishane bulunuyor ve bu hapishanelerin kapasitesi 275 bin 859. Hapishanelerde 314 bin 502 mahpus kalıyor. Dolayısıyla hapishanelerde kapasite aşımı var. Mahpuslar bize yaptıkları başvurularda koğuşlarının kalabalık, yatakların birbirlerine yakın mesafede olduğunu, temiz hava akışının sağlanamadığını, açık hapishanelerde farklı koğuşlarda kalan mahpusların ortak alanlarda ve yemekhanelerde kalabalıktan kaynaklı sorun yaşadıklarını belirtiyor.
Hapishanelerin koğuş yapısının bulunulan iklim koşullarına, metrekare olarak asgari yaşam alanı yeterliliğine, yeterli aydınlatmaya ve pencereye uygun yapılmaması, yetersiz ve kalitesiz beslenme, kıyafet kotasının ihtiyaca göre düzenlenmemesi gibi sorunları bulunuyor. Mahpusların sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı bakımından da önleyici tedbirler alınmıyor. Tanı, teşhis, tedavi sürecinde gerekli süreçlerin ilerletilememesi mahpusların sağlık alanında yaşadığı bir diğer sorunu oluşturuyor.
Mahpusların kaldıkları hapishaneler ailelerinin yaşadıkları şehirlere uzak yerlerde olup bu durum ailelerin ziyarete gelememesine sebep olabiliyor. Kanunda istisna olarak düzenlenen ve son yapılan değişikle “detaylı arama” olarak düzenlenen üst aramasının hapishane giriş çıkışlarında bir rutin olarak uygulandığı doğrultusunda da derneğimize çokça başvuru yapılıyor.
2020’de infaz kanununda yapılan değişikliklerle İdare ve Gözlem Kurulu’nun yetkileri genişletildi. Kurul raporları idarenin keyfi kararlar vermesini kolaylaştırıyor. Bu da mahpusların iyi hâl durumunun etkilenmesine, infazlarının yakılmasına, açık hapishanelere ayrılmalarının engellenmesine ve sair sorunların oluşmasına yol açabiliyor.
– Özellikle kadınlar ve çocukların yaşadıkları problemler nelerdir?
Hapiste Kadın Tematik Alan Temsilcisi Özge Akyüz: Toplumsal hayatta kapatılma, kontrol edilme, cezalandırma uygulamalarına çokça maruz kalan kadınlar için hapishaneler kapatılmanın derinleştiği alanlar. Kadınların üreme ve cinsel sağlık, şiddet hikâyeleri için danışmanlık, kemik erimesi, demir eksikliği gibi daha fazla risk altında oldukları hastalıklara özgü bir beslenme planı, bilinçlendirme çalışmaları gibi cinsiyete bağlı özel sağlık ihtiyaçları bulunuyor. Bu ihtiyaçların karşılanmaması, muayene sırasında erkek güvenlik görevlilerinin muayene odasından çıkmaması, kelepçeli muayene uygulaması sağlık alanında yaşadıkları sorunların bir kısmını oluşturuyor. Ped gibi hijyenik malzemelere ücretsiz erişim sağlanmıyor.
Başka hapishaneye veya hastaneye sevkleri sırasında kadın mahpuslara çoğunlukla erkek güvenlik görevlilerinin refakat etmesi yol süresince sözlü tacize varan söylemlere maruz kalmalarına, kişisel ihtiyaçlarını karşılayamamalarına sebep olabiliyor.
Mor Güvercin projesinin araştırmasına göre mahpus kadınların %50’si ücretsiz avukat desteği alabileceğinden habersiz. Adli yardım sistemine, boşanma, nafaka, velayet gibi konularda hukuki yardıma erişimde zorlanıyorlar. Ailesinden yahut yakınlarından ekonomik destek alamayan, başka da bir geliri bulunmayan kadınlar hapishanelerde çok cüzi miktarlara çalışıyor.
Karma hapishanelerinin kadın koğuşlarında kalan kadın mahpusların erkek mahpuslarla aynı zamanda bulunabilecekleri ayrı alanlar olmaması sebebiyle atölye, spor, kurs faaliyetlerinden yararlanmaları sınırlandırılıyor.
Fotoğraf-Haber Kaynağı: Aposto/Spektrum – https://apos.to/s/6295fdcd6080d40006d9ba55





