Kadın köleliği tüm toplumsal köleliklerin temeliyse, kadının kurtuluşu ve özgürlüğü de tüm toplumun kurtuluşu ve özgürlüğüdür. (…) Kadının yaşam ve özgürlüğün kaynağı ve öncüsü olacağına inançla tüm kadınların 8 MArt Dünya Emekçi Kadınlar Gününü yürek sıcaklığıyla kutluyorum.
(…)
Ben 26 yıldır zindandayım. Seviyenin bu kadar düşürüldüğünü, olamaz dediğimiz şeylerin yapıldığını görüyoruz. Bütün icraat ve uygulamaların mağduriyet yaratma, insanların yaşamını kısıtlama, her şeyi yasaklama üzerine kurulduğuna şahit olmamışım. (…) Örneğin geçenlerde gelip tuvalet sifonlarını iptal edebilirler. Sorduğumuzda su tasarrufu için denildi. Oysa eğer odada yaşayan kişi bu konuda duyarlı değilse musluğu açık bırakır ve sifondakinden daha fazla su tüketir. Yani mantıksız bir uygulamadır. Sifonun iptal edilmesinden dolayı havalar biraz ısınırsa ve tuvalet taşının delikleri tıkanıp pislikle dolarsa artık kokudan kimse içeriye giremez. Zaten maksatları da bunu yapmaktır. Yani yaşamı kokutmaktır. Yine iki gün önce gelip duvara monte edilmiş -ki mimari gereğidir- TV sehpasını söküp aldılar. Sorduğumuzda “Psikopatın biri vidasını söküp şiş yapmış” dediler. Birinin yaptığı bir şeyi tüm zindana mal edip herkesi mağdur etmenin hiçbir mantığı yok. (…) Şimdi TV’mizi küçük bir oturak üzerine koymuş öyle seyrediyoruz.
Daha önce kantinde satılan birçok şey yasaklanmış. Belki inanmazsın ama bulaşık eldiveni, sandalye minderi, yastık kılıfı, çeşitli kırtasiye malzemeleri vb artık kantine getirilmiyor.
Tüm bunlar yetmiyormuş gibi havalandırma ağzı kadar gördüğümüz gökyüzünü de de kapatmak istiyorlar. Daha başlanmış değil ama sık sık tehditvari bir şekilde havalandırmalarımızın üstüne file çekeceklerini söylüyorlar. Ne kadar vahşi ve insanlıkdışı bir uygulama değil mi? Dört duvar arasında olan, her tarafı kamera ve tel örgülerle donatılmış bir mekanda tutulanın sadece 10-20 metrekarelik havalandırma ağzı kadar gördüğümüz gökyüzünü bile göremez hale getirmek hangi vicdan ve ahlaka sığar bilemiyorum.
(…)
Velhasıl soeun çok ve çözüm yok. Yok derken çözüme yanaşılmıyor. Yoksa var olan sorunların hepsi insani ve zaruri ihtiyaçlardır.





