TCPS Basın Duyuruları 6 CİSST/TCPS olarak Türkiye’de mahpusların büyük bir bölümünün temel ihtiyaçlarını karşılayamadıklarını ve “hayırseverlik”, “yardım” girişimlerinin bu yapısal soruna bir çözüm sağlayamayacağını anlatan
TCPS Basın Duyuruları 6 CİSST/TCPS olarak Türkiye’de mahpusların büyük bir bölümünün temel ihtiyaçlarını karşılayamadıklarını ve “hayırseverlik”, “yardım” girişimlerinin bu yapısal
TCPS Basın Duyuruları 5 CİSST/TCPS olarak mahpuslara her ay yüzlerce mektup yazıyor ve yüzlerce cevap alıyoruz. Mahpuslardan aldığımız mektupların çoğu
TCPS Basın Duyuruları 4 Önce gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül’ün sonrasında da akademisyenler Esra Mungan, Muzaffer Kaya ve
TCPS Basın Duyuruları 3 Türkiye’de mahpus sayısı son 10 yıl içinde 3 katını aşan bir artış gösterdi. 1950’lerden itibaren
Hapishaneler, Türkiye’nin gündemine açlık grevleri, ölümler veya kanlı, dramatik üçüncü sayfa haberleriyle girebilmektedir ancak. Akademinin araştırma ve yazın hayatına girişi
Hapishaneler, ruh ve sinir hastalığı hastaneleri, çocuk yurtları, huzur evleri gibi kurumlar “kapalı kurumlar”dır ve bu kurumlar dünyanın neresinde olursa
TCPS Basın Duyuruları 6 CİSST/TCPS olarak Türkiye’de mahpusların büyük bir bölümünün temel ihtiyaçlarını karşılayamadıklarını ve “hayırseverlik”, “yardım” girişimlerinin bu yapısal soruna bir çözüm sağlayamayacağını anlatan
TCPS Basın Duyuruları 5 CİSST/TCPS olarak mahpuslara her ay yüzlerce mektup yazıyor ve yüzlerce cevap alıyoruz. Mahpuslardan aldığımız mektupların çoğu hak ihlallerine dair. Hak ihlallerine
TCPS Basın Duyuruları 4 Önce gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül’ün sonrasında da akademisyenler Esra Mungan, Muzaffer Kaya ve Kıvanç Ersoy’un tutuklulukları sırasında tek kişilik
TCPS Basın Duyuruları 3 Türkiye’de mahpus sayısı son 10 yıl içinde 3 katını aşan bir artış gösterdi. 1950’lerden itibaren 50 bin civarında seyreden mahpus sayısı
Hapishaneler, Türkiye’nin gündemine açlık grevleri, ölümler veya kanlı, dramatik üçüncü sayfa haberleriyle girebilmektedir ancak. Akademinin araştırma ve yazın hayatına girişi ise çok yenidir ve bu
Hapishaneler, ruh ve sinir hastalığı hastaneleri, çocuk yurtları, huzur evleri gibi kurumlar “kapalı kurumlar”dır ve bu kurumlar dünyanın neresinde olursa olsun, otoriteyi elinde tutan kişilere