Hasta Mahpus Gülbahar Kıskaç Hakkında Basın Duyurumuz

Hasta Mahpus Gülbahar Kıskaç’ın Sağlık Hakkına Erişimi Sağlanmalıdır ve Maruz Kaldığı Ayrımcılık Sona Ermelidir. 

 

Sakarya 1 Nolu L Tipi Kapalı Hapishanesi’nde tutulan Gülbahar Kıskaç, kalp, şeker ve tansiyon hastasıdır. Aynı zamanda geçmişte psikiyatrik tedavi gördüğü ve halen psikiyatrik ilaçlar kullandığı ifade edilmektedir. Ancak kendisine psikiyatrik ilaçlarının düzenli olarak verilmediğini, tedavi sürecinin kesintiye uğradığını belirtmektedir. Oysa psikiyatrik ilaçların süreklilik arz eden bir biçimde kullanılması elzemdir; bu devamlılığın bozulması, sinir sistemi üzerinde kalıcı tahribat yaratma riski taşımaktadır. İlaca erişimde yaşanan aksamalar Gülbahar Kıskaç’ın psikolojik durumunu daha da ağırlaştırabilir.

Yaşı ileri olan Gülbahar Kıskaç okuma yazma bilmediğinden haklarını talep etmekte ve dilekçe ile başvuru yapmakta ciddi güçlükler yaşayabilmektedir. Gülbahar Kıskaç, revir ve hastane sevklerinde gecikmeler olduğunu, raporlu ilaçlarına düzenli erişemediğini, şeker hastalığına dair mevcut raporu olmasına rağmen yeniden rapor istenmesi sebebiyle diyabet yemeği verilmediğini, özellikle de memesinde oluşan bir rahatsızlık için dört aydır hastane sevkinin yapılmadığını, ağrılarına rağmen tedavi süreci zamanında başlatılamadığını belirtmektedir. 

Gülbahar Kıskaç’ın avukatlarına göre, hapishane koşulları psikolojik sağlığını ciddi biçimde etkilemektedir. Kendisini ifade etmekte ve görüşmeler sırasında anlatılanları anlamakta güçlük çekmekte, algısı zayıflamaktadır. Avukat görüşmelerinde sağlıklı iletişim kurulmakta zorlanılmakta, bu durum  hem savunma hakkını hem de genel ruh sağlığını olumsuz etkilemektedir. Kendisinin artık hapishane koşullarını kaldıramadığını belirttiği ve intihar etmeyi düşündüğünü ifade ettiği göz önünde bulundurulduğunda, sağlık sorunları sebebiyle infazının ertelenmesi yönündeki talebi acil değerlendirmeye alınmalıdır.

Gülbahar Kıskaç’ın ailesinden uzakta bir hapishanede tutulması da maruz kaldığı izolasyonu derinleştirerek psikolojik durumunu olumsuz yönde etkiyelebilmektedir. Kendisi aile desteğinden mahrum kalmasının, hem ruh sağlığı üzerinde ağır bir yük oluşturduğunu hem de hapishane koşullarını daha da çekilmez kıldığını belirtmektedir. Ailesine yakın bir hapishaneye sevk edilme yönündeki başvuruları ise çoğunlukla “kapasite doluluğu” gerekçesiyle reddedilmektedir ancak devletin aile bağlarını ve mahpusların ruhsal iyilik halini koruma yükümlülüğü vardır, Anayasa ve uluslararası insan hakları normları uyarınca mahpusların aileleriyle bağlarını sürdürebilmesi, insan onurunun korunması açısından temel bir haktır. Bu nedenle Gülbahar Kıskaç’ın ailesine yakın bir hapishaneye sevk talebi, kapasite gerekçesinin ötesinde, bir hak ve insani zorunluluk olarak değerlendirilmelidir.

Gülbahar Kıskaç’ın yaşadığı psikolojik zorlukları derinleştiren bir diğer önemli etken ise, Roman kimliği nedeniyle hapishane ortamında maruz kaldığını söylediği ayrımcılıktır. Gülbahar Kıskaç, Özellikle koğuş içinde Roman kimliği nedeniyle dışlayıcı tutumlara maruz kaldığını beyan etmektedir. Hapishane ortamında ayrımcılığa uğramak, yalnızlaşmaya ve mevcut psikolojik sorunların derinleşmesine neden olabilmektedir. Türkiye’nin taraf olduğu ulusal ve uluslararası insan hakları belgeleri; ırk, etnik köken ve kimlik temelli ayrımcılığı yasaklamakta; mahpusların insan onuruna uygun muamele görmesini ve eşit hizmetlere erişimini güvence altına almaktadır. Bir kişinin kimliği sebebiyle sistematik biçimde dışlanması ve ötekileştirilmesi açık bir hak ihlalidir ve hapishane idaresi bu ayrımcılıkla mücadele etmekle yükümlüdür.

Gülbahar Kıskaç’ın iddiaları bir bütün olarak ele alınmalı, hapishane idaresi yaşam hakkının ve insan onuruna yaraşır muamele görme hakkının ihlal edilmesinin önüne geçebilmelidir.

Bu sebeplerle öncelikle 5275 sayılı İnfaz Kanunu’nun 16. maddesi doğrultusunda “infazın hastalık sebebiyle ertelenmesi” için gerekli yasal prosedürler uygulanmalıdır. Şayet infaz ertelenmesine ilişkin karar derhal verilmeyecekse, Gülbahar Kıskaç’ın iddiaları gecikmeksizin araştırılmalı ve bu doğrultuda aşağıdaki adımlar atılmalıdır: 

  • Ailesine yakın bir hapishaneye sevk talebi, insan onuruna ve aile hayatına saygı hakkı gözetilerek yerine getirilmelidir,
  • Fiziksel rahatsızlıkları için hastane sevkleri gerçekleştirilmeli, psikiyatrik ilaçları kesintisiz ve sürekli olarak temin edilmeli, tedaviye erişimini engelleyen tüm idari engeller kaldırılmalıdır,
  • Hapishane yönetimi, koğuş içinde Roman kimliği nedeniyle maruz kaldığı ayrımcılığı önleyici tedbirleri almalı; ayrımcılığa karşı etkili bir izleme ve müdahale mekanizması kurulmalıdır,
  • Gülbahar Kıskaç ve okuma yazma bilmeyen diğer mahpusların haklara erişimini kolaylaştırmak için mahpusları bilgilendirici destek mekanizmaları etkinleştirilmelidir.
Facebook
Twitter
WhatsApp
Email

Sitede Arayın