Ağır Hasta Mahpus Murat Çalık ve Tüm Hasta Mahpusların Sağlığa Erişiminin Önündeki Engeller Kaldırılmalıdır
Murat Çalık, tutuklandığı 23 Mart 2025 tarihinden beridir ciddi sağlık sorunlarıyla sık sık gündeme gelmektedir. Murat Çalık, geçmişte iki kez kanser tedavisi görmüş, ağır hasta bir mahpustur; mevcut sağlık durumu, yaşam hakkı bakımından ciddi risk taşımaktadır. Hapishaneye girdiğinden beri ciddi kilo kaybı yaşayan Çalık’ın durumu giderek ağırlaşmış ve yapılan tetkikler sonucunda vücudunda kötü huylu bir kitle tespit edildiği avukatları tarafından açıklanmıştır. Kemik iliği biyopsisi yapılmış, lenfoma şüphesi bildirilmiş, ardından ameliyat kararı alınmıştır. 3 Temmuz’da, doktorların “riskli” olarak değerlendirdiği bir ameliyat geçirmiştir. Ameliyat sonrası henüz sağlık durumu stabilleşmemişken, Murat Çalık yeniden hapishaneye gönderilmiştir. Sonrasında defalarca hastaneye götürülen Murat Çalık en son kalp krizi şüphesi ile hastaneye kaldırılıp anjiyo olmuştur.
Murat Çalık’ın sağlık durumunun ciddiyeti dikkate alındığında, hastanede yatarak tedavi edilmeyip hapishaneye gönderilmesi; ardından sağlık durumu kritik bir noktaya gelince tekrar hastaneye sevk edilmesi ve bu sürecin defalarca tekrarlanması, sağlık hakkının ihlali niteliği taşımaktadır. Bu durum, bireyin fiziksel ve ruhsal bütünlüğüne yönelik ciddi bir tehdit oluşturabilmektedir.
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 109. maddesi, soruşturma aşamasında tutuklama yerine adli kontrol altına alınmasına karar verilebileceği açıkça düzenlemiştir. Ayrıca; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. Maddesinin 2. Fıkrasında ve Anayasa’nın 38. Maddesinde suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağına dair hüküm ile güvence altına alınmıştır. Benzer şekilde; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının da açıklık getirdiği uluslararası insan hakları standartlarına göre, masumiyet karinesi ile özgürlük ve güvenlik hakkı uyarınca tutuklu yargılanmaya son çare olarak başvurulmalıdır.
Murat Çalık örneğinde olduğu gibi, ceza infaz kurumlarında sağlık durumu ağırlaşan ve tedaviye erişim olanakları yetersiz kalan tutuklular açısından mevcut tutukluluk hali ciddi hak ihlallerine yol açmaktadır. Bu durum hem sağlık hakkının hem de insan onuruna yaraşır muamele ilkesinin ihlali anlamına gelmektedir. Evrensel bir hukuk ilkesi olan masumiyet karinesi uyarınca, tutukluluğun istisnai bir tedbir olduğu dikkate alınarak, başta Murat Çalık olmak üzere sağlık durumu hapishane koşullarında kötüleşen tüm tutuklular hakkında tutuksuz yargılama yoluna gidilmesi gerekmektedir.
Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği (CİSST)





