Eğitimsen 6. Demokratik Eğitim Kurultayı için Bağımsız Tebliğ

Hazırlayan : 

Zeynep Kıvılcım(Eğitim Sen – İstanbul 6 No’lu Üniversiteler Şubesi)  

Av. Özge Akyüz (CİSST – Hapiste Öğrenim Hakkı Tematik Alan Uzmanı)

Giriş

Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri (CTE) Genel Müdürlüğü pandemiden bu yana her ay resmi web sitesinde çeşitli kırılımlarla belirli istatistikler paylaşmaktadır. İstatistiklere göre Ağustos 2026 itibariyle Türkiye’de, toplam 304.278 kapasiteli 402 hapishanede 433.520 mahpus tutulmaktadır. Yani hapishanelerde kapasitenin yaklaşık yüzde 142’si kadar bir doluluk bulunmaktadır. Bu durum, mahpusların yaşam koşullarının temel asgari standartların dahi altına düşmesine neden olduğu gibi onların öğrenim hakkına erişmesini de oldukça zorlaştırmaktadır. Koğuşlarda ders çalışacak kişisel alana erişmek bir yana, yatacak yatağa erişmekte zorlanan mahpusların bir kısmı yerlerde yatmak veya bir yatağı dönüşümlü olarak paylaşmak zorunda kalmaktadır. Ders çalışma imkanlarını geliştirebilmeleri bağlamında fiziki koşullar, kayıt ücreti, ders materyallerine erişim, bilgiye erişim gibi hususlarda kendilerine destek sunabilecek mekanizmalar yetersiz kalmaktadır.   

Açıklanan verilere göre 2024 yılında öğrenimine ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite düzeyine devam eden mahpus sayısı 77.014’tür. Aralık 2025 verilerine göre, Türkiye hapishanelerinde lise ve dengi mezunu 95.373 mahpus bulunmaktadır.  Bu veri, yükseköğretime erişim potansiyeline sahip mahpus sayısının oldukça yüksek olduğunu göstermektedir. Buna karşın, 2025 yılında Yükseköğretim Kurumları Sınavına (YKS) açık hapishanelerde tutulan 2.678 ve kapalı hapishanelerde tutulan 14.864 mahpus başvuru katılmıştır.  Bu sayı, üniversite eğitimi alabilecek durumda olan mahpusların yalnızca %18,39’unun YKS sınavına katıldığını ortaya koymaktadır. 

Sınava katılan mahpuslar açısından bakıldığında ise görece yüksek bir başarı oranı dikkat çekmektedir. YKS’ye giren 17.542 mahpustan 5.787’si tercih yapmaya hak kazanmıştır. Bu da zorlu fiziksel ve psikolojik koşullarda bulunan mahpusların yaklaşık %33’ünün başarı elde ettiğini göstermektedir. Öğrenim süreçlerinde imkanlar arttırıldığında bu oranın yükseleceğini göstermektedir. 

Tercih işlemleri sonucunda; kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan 3.730 hükümlü ve tutukludan 3.338’i, açık ceza infaz kurumlarında bulunan 2.057 hükümlü ve tutukludan ise 1.891’i yükseköğretim kurumlarına kayıt yaptırmıştır. Bu veriler; bilgiye, iletişim araçlarına ve güncel materyale erişimi kısıtlanmış, ekonomik destekten yoksun bırakılmış mahpusların, tüm yapısal engellere rağmen eğitim hakkını kullanmadaki ısrarını göstermektedir. Ancak başarı gösterdiği halde kayıt yaptıramayan adayların varlığı; harç ücretleri ve materyal masrafları gibi ekonomik bariyerlerin, hapishane koşullarında yoksul mahpusların ‘öğrenim hakkından’ yararlanamadıklarını gösterir niteliktedir.

Kanunda ve Uygulamada Değişiklikler

Mahpusların öğrenim hakkı, 5275 sayılı İnfaz Kanunu ve 46/1 sayılı “Genç ve Yetişkin Hükümlü ve Tutukluların Eğitim ve İyileştirilme İşlemleri ve Diğer Hükümler” konulu genelge ile düzenlenmiştir.

Buna göre kapalı hapishanede bulunan mahpuslar, 2023-2024 akademik yılına kadar üniversitelerin kabul etmesi halinde ara sınavlara, yıl sonu sınavlarına ve mazeret sınavlarına katılmak suretiyle örgün eğitimden faydalanabilmiştir. 

2023-2024 akademik yılı itibarıyla Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) üniversitelere gönderdiği talimat doğrultusunda, üniversiteler, kapalı hapishanelerde bulunan öğrencilerin örgün eğitime devam etme taleplerini reddetmeye başlamıştır. Talimat yazısında örgün eğitimde ders devam zorunluluğu olduğu ve kapalı hapishanelerde tutulan öğrencilerin bu zorunluluğu sağlayamadıkları gerekçeleriyle bu haktan yararlanamayacakları belirtilmektedir. Pek çok üniversitenin bu talimat yazısını doğrudan uygulaması, kişiye, fakülteye ve durumu göre bir değerlendirme yapmaması örgün eğitim öğrencisi olan pek çok mahpusun derslerine devam edememesine sebep olmuştur. 

27.11.2024 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7532 sayılı torba yasa ile mahpusların öğrenim hakkı yeniden gündeme gelmiş ve aşağıda belirtilen düzenlemeler Meclis’ten geçerek kanunlaşmıştır. 

Bu değişiklik sonucunda kapalı hapishanelerdeki mahpusların örgün eğitime katılımı yalnızca kurum içi programlarla sınırlı tutulmuştur. Kurum içi yani hapishane içindeki eğitim, mahpusların kişisel, akademik, sosyal ve mesleki gelişimini desteklemeyi amaçlayan faaliyetlerdir. Bu değişiklikle dışarıdan örgün eğitime katılım kaldırılmış ve kurum içi örgün eğitim hakkı, kurumun kapasitesi ve  güvenlik şartlarına bağlı olarak sunulmuştur. 

Kanuni değişikliğe göre açık hapishanelerde tutulan mahpuslar tüm öğrenim türlerinden yararlanmaya devam etmektedir. Ancak derslerde başarısızlık, devamsızlık, infaz kanununda yer alan disiplin cezalarını gerektiren fiillerin işlenmesi veya üniversitenin hapishanenin işleyişine uygun olmaması durumlarında öğrenim hakkı engellenebilecektir.  Benzer bir şekilde üniversitenin hapishane işleyişine uygunluğu, mesafesi, toplu taşıma kısıtlılığı ve ders saatlerinin hapishane giriş çıkış saatlerine uymaması gibi faktörlere bağlı olarak uygun görülmediği takdirde öğrenim kısıtlanabilecektir. Tüm bunlar neticesinde öğrenim hakkının subjektif kriterlere bağlanması, keyfi uygulamaların ortaya çıkması riskini taşımaktadır.

YÖK’ün talimat yazısı doğrultusunda üniversitelerin kapalı hapishanelerdeki öğrencilerin örgün eğitime devam taleplerini reddetmesi üzerine  bazı öğrenciler idare mahkemesinde iptal davaları açmıştır. Açılan davalardan birinde  emsal bir karar çıkmıştır. Danıştay Sekizinci Dairesi, hem ilgili üniversitenin ret işlemini hem de bu işleme dayanak oluşturan YÖK Eğitim-Öğretim Dairesi Başkanlığı yazısını iptal etmiştir. 

Yargı kararlarıyla haklılığı tescillenen mahpus öğrenciler, bürokratik engeller ve zamanlama sorunları nedeniyle fiiliyatta telafisi güç mağduriyetlerle karşı karşıya kalmaktadır. İptal kararlarının ardından üniversitelerin öğrencilere makul bir hazırlanma ve uyum süresi tanımaksızın derhal sınav takvimine dahil etmesi, mahpusların akademik açıdan hazırlıksız yakalanmalarına ve beklenen başarıyı gösterememelerine yol açmaktadır. Bunun yanı sıra, her akademik yılda (örneğin 2023-2024 ve 2024-2025 dönemlerinde) idarenin benzer ret kararlarını yinelemesi, öğrencileri sürekli yeni davalar açmak zorunda bırakmaktadır. Bu durum, hem hukuki belirsizliği süreklileştirmekte hem de mahpus öğrencilerin eğitim hakkını sürdürülebilir olmaktan çıkararak idari bir kısırdöngü yaratmaktadır.

Tüm bu bürokratik ve yargısal engellerin yanı sıra, yasal düzenlemeler seviyesinde de ayrımcı kısıtlamaların devam ettiği görülmektedir. Nitekim 9 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7592 sayılı Kanun’la 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na eklenen Geçici 85. madde, yükseköğretime dönüş af kapsamını daraltmıştır. Düzenleme; ilişkisi kesilen veya kayıt yaptıramayan öğrencilere af getirirken, hapsedilme nedeniyle eğitimi kesintiye uğrayan belirli suç grubundaki mahpusları ve milli güvenliğe karşı faaliyet gösteren yapılarla iltisakı/irtibatı olduğu gerekçesiyle çıkarılanları kapsam dışında bırakmıştır. Oysa eğitim hakkı, suçun niteliğine veya kişinin hukuki statüsüne göre lütfedilen ya da geri alınan bir ayrıcalık değil; herkes için eşit ve dokunulmaz bir temel insan hakkıdır.

Güncel Sorunlar ve Özgün İhtiyaçlar

Bilgiye ve Eğitim Materyallerine Erişim 

Mahpusların eğitim materyallerine erişimi, eğitimlerine “dışarıdaki” diğer öğrencilerle eşit biçimde faydalanmasının önemli koşullarından biridir. Mahpusun bu materyallere ulaşamaması, okuldaki başarısını etkilemekte ve onu kendisiyle aynı eğitimi alan öğrencilere göre dezavantajlı bir duruma getirmektedir. 

Öğrenimine devam eden mahpuslar, ders kitaplarının denetime tabi olmaksızın kendilerine verilmesi hakkına sahiptir. İnfaz yönetmeliğine göre öğrenimle ilgili materyalleri sağlayamayan mahpuslara, bu materyaller hapishane tarafından sağlanmalıdır.

Bilindiği gibi mahpusların dış dünyayla iletişimi avukat görüşleri, ziyaretçi görüşleri, telefon görüşleri ve mektuplaşmalarla sağlanmaktadır. Dolayısıyla mahpusların eğitime ilişkin bilgiye erişimi yahut ders materyallerine erişimi için kısıtlı kaynakları bulunmaktadır. Mahpusların üniversitelerle bağı çoğunlukla yakınları yahut vasileri aracılığıyla kurulmaktadır. Dolayısıyla maddi imkânsızlıklar, iletişimsel kısıtlılıklar ya da hapishanelerdeki donanım eksiklikleri ders materyaline ve bilgiye erişimin hiç sağlanamamasına neden olabilmektedir. Hapishane yönetimlerinin kitap kotası konusundaki farklı uygulamaları da bir diğer önemli sorundur. Genelde eğitim birimleri infaz kanunu doğrultusunda, ders kitaplarının kotadan sayılmamasını kabul etmektedir. Ancak bazı hapishanelerde sadece okulun gönderdiği veya onayladığı kitaplar bu kapsamda değerlendirilmektedir. Bazı hapishanelerde ise bölümle ilgili sayılabilecek kitaplar dahi kotadan sayılmayabilmektedir. Bu kararlar eğitim birimindeki personelin inisiyatifine göre değişkenlik gösterebilmektedir. 

Önceki yıllarda Açık Öğretim ve Uzaktan Eğirim Fakültesi’nde  yaygın eğitime devam eden öğrencilerin ders kitapları Açık Öğretim Fakülteleri tarafından mahpuslara ücretsiz olarak gönderilirken 2018 yılı itibariyle açıköğretim fakültelerinde dijital dönüşüm kapsamında bu uygulama kaldırılmaya başlanmıştır. Açık Öğretim Fakültelerinin kitapları 2018-2019 eğitim yılı itibariyle dijital platforma taşınmıştır. Bu durum, ders materyallerinin aileler veya yakınlar tarafından bastırılıp kurumlara gönderilmesine ve dolayısıyla materyallere geç ulaşıma, maddi zorluklara sebep olmaktadır. Ailesi veya yakınları aracılığıyla materyallere ulaşma imkânı bulunmayan mahpuslar için, hapishanelerdeki eğitim birimleri belli bir ücret karşılığında hapishanelerde bulunan yazıcılar aracılığıyla ders notlarının çıktısını almaktadır. Ancak hem maddi imkânı olmayan mahpuslar hem de bir hapishanede birden fazla öğrenci mahpus bulunması halinde hapishane memurları için oluşacak yoğunluk bazı hapishanelerde yaygın eğitim materyallerine erişimi engellemektedir.

5275 Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun (CGTİHK) m. 62/2’e göre  “Eğitim ve öğretimine devam eden hükümlülerin ders kitapları denetime tâbi tutulamaz”. Yani eğitim için gelen kitapların görevli personel tarafından incelenmeden mahpus öğrenciye verilmesi gerekir. Ancak hükmün uygulanması bu şekilde gerçekleşmeyebilmekte , eğitim için gelen kitap ve makaleler denetleme sürecinden geçirilebilmektedir. Materyallerin çok sayıda kitap ve makaleden oluşması halinde denetleme zaman almakta, materyallerin kuruma kabul edilmesinden  sonra incelenip mahpusa teslim edilmelerine kadar geçen süre uzun olabilmektedir. Bu durumda mahpus öğrencinin çalışma süresinden oldukça kısalmasına sebep olmaktadır.

Üniversite öğrencilerinin sınavlar dışında derslerinde başarılı olabilmeleri için teslim etmeleri zorunlu ödev veya makaleler söz konusu olabilmektedir. Ödev ya da makale istenen dersler olduğunda bunları hazırlayabilmek için farklı kaynaklar gerekmesi halinde bunların temin edilmesi kitap kotası kapsamında ele alınmakta ve süreç mahpuslar için  oldukça zorlaşmaktadır.

Öğrencinin ihtiyaç duyduğu yabancı dildeki kaynaklar ve dergiler ayrıca sorun yaratabilmektedir Çoğu hapishanede yabancı dildeki kaynakları içeri alabilmek için ISBN’leri bulunmaması halinde tercümesi istenmekte, tercüme ücretini öğrencinin ödemesi gerekmektedir. Eğitim birimindeki personelin ilgili kaynağın yazıldığı dili bilmesi halinde bazı hapishaneler mahpusa söz konusu kaynağı verebilmekte, ancak çoğu durumda bu mümkün olmamaktadır. Okul üzerinden yabancı dilde veya ders/makale konusunu besleyebilecek kaynaklar istendiğinde ise genellikle dersin syllabus’u dışında bir kaynak gönderilemeyeceği yanıtı alınmaktadır. Mahpus öğrencinin eğitimi, ödevlerini hazırlayabilmesi için gerekli dergiler konusunda ise genelde keyfilik olmakta, dergiler bazı dönem alınırken bazı dönemler alınmamakta, bazı hapishanelerde ise öğrenciler sadece idarenin kabul ettiği dergileri temin edebilmektedir.

Ders Çalışma Koşulları 

Mahpusların öğrenimlerini etkileyen sorunlardan biri de ders çalışma ve sınav hazırlık süreçlerine uygun bir ortam bulmakta yaşadıkları sıkıntılardır. Hapishanelerin aşırı doluluğu nedeniyle kalabalık ve gürültülü koğuşlar, koğuşlardaki aydınlatmanın yetersiz olması, birden fazla mahpusun aynı anda ders çalışabilmesi için ihtiyaç duydukları masaların yetersiz olması ve bağımsız bir çalışma alanının bulunmaması da gelen diğer şikâyetler arasında bulunmaktadır. Hapishanelerde koğuşlara verilen masaların büyüklüğü  kişi sayısına göre ayarlanmaktadır. Koğuşlar kalabalık olduğunda var olan masalar çoğunlukla yemek ve satranç gibi etkinlikler için kullanıldığından ders çalışmak için masa bulma imkanı bulmak zordur. Mahpus öğrenciler dolap kapaklarından veya rafları diz üstüne koyarak yatakta çalışmak zorunda kalabilmektedir.  Fakat raf ve dolap kapaklarının bu şekilde kullanımına idare tarafından izin verilmediği durumlarda, bu materyallerin arama sırasında bulunması halinde öğrenci disiplin soruşturması sürecine maruz kalabilmektedir. Hapishanelerin tipleri harflerle belirlenmekte ve bunların farklı mimari yapıları bulunmaktadır. 

Özellikle ortak yaşam alanlarının oda veya hücre bazlı bölümlenmediği ya da havalandırma alanlarının sınırlı olduğu (T tipi gibi) yerleşkelerde, akademik odaklanma sağlamak daha fazla çaba gerektirebilir.

Koğuşlardaki çalışma verimliliği, mimari yapının yanı sıra mevcut kolektif yaşam disipliniyle de yakından ilgilidir. Ortak yaşam alanlarında sessizlik saatleri veya çalışma düzeni gibi grup içi kuralların yerleşmediği durumlarda, öğrencilerin konsantrasyon sağlaması güçleşebilmektedir. Bu nedenle, ders çalışma motivasyonu yüksek mahpuslar için akademik başarı, büyük ölçüde bulundukları ortamın fiziksel koşullarına ve koğuş içi zaman yönetimi alışkanlıklarına bağlı kalmaktadır.

Hapishanelerde kütüphaneler veya kitaplıklar için bağımsız bir oda veya uygun bir alan yaratılması gerektiği 12.07.2005 tarihli Ceza İnfaz Kurumları Kütüphane ve Kitaplık Yönergesinde belirtilmektedir. Uygulamada kitap kullanma imkanı hapishane kütüphanesinin yanı sıra il ve ilçe halk  kütüphanelerde bulunan kitap listelerinin mahpuslara verilmesi ve mahpusların bu listeden kitap seçip isteyebilmeleriyle sınırlıdır.

Mahpusların ders çalışırken kullanabilecekleri tek yöntem ilgili ders materyallerini okumak olup öğrenme sürecinde dinleme, okuma, konuşma ve pratik uygulama yapabilme becerilerini geliştirebilecekleri bir imkânları bulunmamaktadır. Dolayısıyla anlaşılamayan konu anlatımlarını öğrenebilecekleri farklı bir kanal olmadığı gibi anlamadıkları yerleri sorabilecekleri bir alternatifleri de bulunmamaktadır. 

Ekonomik Zorluklar 

Çoğunlukla ailelerinin ve yakınlarının ekonomik desteği dışında bir geliri olmayan mahpuslar, öğrenimlerine devam etmeye çalışırken çeşitli ekonomik zorluklarla karşılaşmaktadır. Üniversiteye veya üniversite sınavlarına kayıt, harç ücretleri ödemede, sınavlar için kurum dışına çıkılması yahut üniversiteden bir hocanın kuruma gelmesi gerektiği süreçlerde, ders materyallerine erişimde ekonomik zorluklar etkisini göstermektedir. Ekonomik zorluklar ve yoksulluk mahpusların eğitimlerine devam etmeleri önündeki önemli engellerden biridir.

Hükümlü veya tutukluların varsa vasileri veya vekilleri aracılığıyla, yoksa da bizzat kendilerinin dilekçe veya posta yoluyla istedikleri kurum ya da kuruluşlara burs başvurusu yapma hakları bulunsa da Burs ve Kredi Yönetmeliği’nin 29. Maddesi’ne göre; “Herhangi bir suçtan dolayı haklarında altı ay ve daha fazla hapis, ağır hapis cezası ile kesinleşmiş mahkûmiyeti bulunanların (cezası tecil edilenler hariç) bursları kesilir.” Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Katkı Kredisi Yönetmeliği’nin 27. Maddesi’ne göre ise, “Taksirli suçlar hariç, tecil edilmiş olsa dahi herhangi bir suçtan haklarında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı verilenlerin kredileri, kararın kesinleştiği tarihi izleyen öğretim yılından itibaren kesilir.” Dolayısıyla bu koşullardaki öğrencilerin yapacağı burs/ kredi müracaatları işleme alınmamaktadır.

7532 sayılı Kanun ve ilgili YÖK düzenlemeleri neticesinde mahpusların örgün eğitime erişimi büyük ölçüde kısıtlanmış olsa da, istisnai olarak bu hakkı kullanabilen öğrenciler için ciddi ekonomik ve idari engeller devam etmektedir. Sınavlara gidiş-geliş ücretlerinin öğrencinin yükümlülüğünde olması ciddi bir ekonomik külfet oluşturmaktadır. Öğrenci yol parası ve gidiş-gelişe eşlik eden jandarmanın iaşesini ödemek zorunda kalmaktadır. Üniversitelerde bir günde sınırlı sayıda sınav yapılabildiğinden öğrencinin her bir dönemin vizesi veya finali için 3-5 gün hapishaneden üniversiteye gidip gelmesi ve her bir gün için ayrı ücret ödenmesi gerekmektedir. Ücret ve organizasyon zorlukları düşünüldüğünde hapishane içerisinde sınav yapılması mahpus öğrenci için daha kolay gibi gözükse de, genelde zaten iş yükü yeterince fazla olan eğitim birimi personeli sınav organizasyonuyla tekrar tekrar uğraşmamak için bütün sınavları aynı günde yapmak istemekte ve bu da mahpus öğrencinin sınavlara hazırlanmasını zorlaştırmaktadır.

Sınav, Tercih ve Kayıt Dönemleri

YDS, KPSS, ALES, üniversiteye giriş sınavı ve benzeri sınavlar ÖSYM ve MEB tarafından düzenlenmekte olup sınav merkezi olan hapishanelerde yapılmaktadır. Açık hapishanelerdeki mahpuslar, sınav saatleri ve yol süreleri de göz önünde bulundurularak o saat aralığında sınava gidip gelebilmektedir. Kapalı hapishanede kalan mahpusların sınav başvuruları yakınları tarafından yapılabilmektedir, yapılamaması hâlinde, başvuru süreçleri hapishane tarafından yürütülmelidir.

Sınavlar, belirlenen sınav merkezlerindeki hapishanelere gelen sınav komisyonları tarafından yapılmaktadır. Bu nedenle, sınavlara katılacaklara ilişkin bilgileri içeren listenin sınavdan en az 20 gün önce Genel Müdürlükte olacak şekilde gönderilmesi gerekmektedir. Hapishaneye yeni gelen mahpuslar olduğu takdirde sınavdan önceki son iş gününe kadar bildirim yapılabilmektedir.

Öğrenci mahpusların yatay geçiş, dikey geçiş, üniversite tercih süreçlerinin yürütücülüğünü çoğunlukla aileleri veya yakınları üstlenmektedir. Ancak ailelerin sınav süreçleri ve tercihler konusunda bilgiye sahip olmadığı durumlarda ne yapılacağını, gerekli bilgiye nasıl ulaşılacağını bilmemeleri süreci oldukça zorlaştırmaktadır. Ailesi ve yakınları olmayan mahpuslar ise bu süreçleri eğitim birimleri aracılığıyla yürütmektedir, eğitim birimiyle sorun yaşanması halinde mahpus için bu süreçler daha da zorlaşmaktadır. 

Yatay geçiş için gerekli olan başvuru koşulları, üniversiteden üniversiteye değişiklik göstermektedir. Bazı üniversitelerin başvuru koşullarından birini transkript başarısı oluşturmaktadır. Ancak ders çalışmaktan sınavlara katılıma kadar hapishanelerdeki öğrenime ilişkin var olan yapısal sorunlar ders başarılarını olumsuz etkilemektedir. Dolayısıyla yatay geçiş için gerekli koşullardan biri olan transkript başarısının sağlanamaması başvuru süreçlerinde engel oluşturmaktadır. 

Dikey Geçiş Sınavı sonrasında yapılacak tercihlerde, mahpusların aldıkları ön lisans derslerini saydırabilecekleri üniversiteleri tercih edebilmeleri için her üniversitenin koşullarını ayrı ayrı araştırmaları gerekmektedir. Ancak bilgiye erişim araçlarındaki kısıtlılık bu durumun önünde de engel oluşturmaktadır. Tercihler yapıldıktan sonra üniversiteye yerleşmeye hak kazanan mahpusların kayıtları çoğunlukla yakınları tarafından yapılmaktadır. Kayıt süreçlerine ilişkin bilgi sahibi olmayan mahpus yakınlarının süreleri kaçırması yahut gerekli işlemleri yapamaması gibi durumlarda üniversite kayıtları yapılamamaktadır. Bir üniversiteye yerleşmeye hak kazanmış öğrenciler, bir sonraki yıl üniversiteye giriş sınavına katıldıklarında, ortaöğretim başarı puanları, sınav puanlarına eklenemeyecektir. Ortaöğretim başarı puanlarının sınav puanlarına yeniden eklenebilmesi için sonraki seneyi beklemeleri gerekecektir. Dolayısıyla kayıt süreçlerinde yaşanan aksaklıkların öğrenim hakkı üzerinde, uzun süreli olumsuz etkisi bulunmaktadır.

Mahpus öğrenciler için ders seçme süreci, dijital imkanlara erişimin olmaması nedeniyle ciddi bir hak mahrumiyetine dönüşmektedir. Üniversitelerin ders seçim sistemlerine (OBS/ÖBS) doğrudan erişemeyen öğrenciler, hangi derslerin açıldığını, ders içeriklerini veya muafiyet koşullarını ancak sınırlı imkanlarla öğrenebilmektedir. Bu durum, öğrencinin akademik kariyerini kendi iradesiyle planlamasının önüne geçerek onu; idari personelin inisiyatifi, bilgiye erişimi kısıtlı olan yakınları veya üniversitelerden gelecek geç mektuplar ile kısıtlamaktadır. 

Özellikle ders seçimlerinde yapılan hatalar veya sehven seçilmeyen zorunlu dersler; mahpusun okulunun uzamasına, transkriptinde düzeltilemez boşluklar oluşmasına ve dolayısıyla şartlı tahliye veya denetimli serbestlik süreçlerini etkileyen ‘eğitim durumunun sürekliliği’ kriterinin zarar görmesine neden olabilmektedir. Bilgiye erişim araçlarındaki bu yapısal kısıtlılık, ders seçme işlemini basit bir bürokratik işlemden çıkarıp, öğrencinin eğitim hayatının geleceğini belirleyen riskli bir sürece dönüştürmektedir.

Okula Gidiş Gelişler

Açık hapishanelerde bulunan mahpuslar, örgün eğitimden yararlanabildikleri takdirde, okullarından alınan akademik takvim, ders ve sınav programına göre okula gidebilmektedir. Bu durumda her hafta öğrencilerin okullarından devam veya devamsızlık durumunu gösteren belge alınarak gidiş gelişleri kontrol edilmektedir. Okula gidiş ve gelişlerinin sorumluluğu ile her türlü masrafları öğrencilere ait olup belirlenmiş saatlerde çıkışları ve girişleri takip edilmektedir.

Açık hapishanede bulunan, aynı belediye sınırları içerisinde yükseköğretim kurumunda okuma hakkı kazanan ve okulları tarafından kabul edilen bazı mahpusların okula gidişleri, ikinci öğretim programına kayıtlı olmaları nedeniyle güvenlik gerekçe gösterilerek hapishane idaresi tarafından sınırlandırılmaktadır.  

Eğitimde Teknolojik İmkânlardan Yararlanılması – Bilgisayar Kullanımı ve Çevrimiçi İnternete Erişim 

İnfaz kanunu, “eğitim ve iyileştirme programları çerçevesinde” ve “denetim altında” internetten yararlanma hakkı tanımaktadır. Bunun için bedeli mahpus tarafından ödenmek suretiyle, hapishane tarafından dışarıdan bilgisayar satın alınabilmektedir. Yani mahpuslar veya yakınlarının getirdiği bilgisayarlar hapishaneye alınmamaktadır. Bilgisayar kullanımı hapishane idaresi tarafından belirlenen yerlerde ve personel eşliğinde ve bir program doğrultusunda belirli saatlerde mümkündür. Mahpusların bilgisayarı odasına veya koğuşuna götürmesi mümkün değildir. Her ne kadar sürecin bu şekilde ilerletilmesi gerektiği yasada ve genelgede düzenlenmiş olsa da mahpusların bilgisayar kullanma talepleri hapishaneler tarafından altyapı yetersizliği, CİSST’e gelen başvurularda özellikle siyasi mahpuslar için güvenlik gerekçesiyle reddedilmektedir. Nitekim infaz kanununda bilgisayar kullanma ve çevrimiçi internete erişim hakkının “tehlikeli halde bulunan veya örgüt mensubu hükümlüler bakımından” kısıtlanabileceği düzenlenmektedir.

Her hapishanenin eğitim biriminde internet bağlantısı olan en az bir bilgisayar bulunmasına rağmen, bazı hapishanelerin eğitim birimleri altyapı yetersizliğini gerekçe göstererek mahpusların online platformda yapılan sınavlara giremeyeceğini belirtmekte, sınav sorularının üniversitelerden yazılı olarak gönderilmesini talep etmektedir. Bu talep üniversite tarafından kabul edilmediği takdirde mahpusların sınava katılım hakkı ihlal edilmiş olmaktadır. 

Bilgisayar kullanımına izin verilen hapishanelerde ise kullanıma ayrılan bölümlerin havasızlık, aydınlatma olmaması gibi fiziksel sorunları mahpuslar için zorluk yaratmaktadır. Bilgisayar kullanım imkânı olan mahpuslar, sınırlandırılmış internet bağlantısıyla UYAP üzerinden belirli saatler arasında yaygın eğitim derslerini izleme imkânına sahiptir. UYAP sisteminde yaşanan sorunlar, fiiliyatta sınavlara girilmesinin veya derslerin takip edilmesinin önünde engel oluşturabilmektedir. 

Eğitimsen ne yapabilir?

 Eğitim hakkı temel bir insan hakkı olup herkes bu hakka sahiptir. Eğitim Sen bünyesinde ve öncülüğünde; 

  • Mahpusların örgün eğitime erişebilmeleri için MEB ve YÖK nezdinde girişimlerde bulunarak eğitimin “yüz yüze” olma niteliğini savunabilir. 
  • Mahpusluk durumunda öğrencilerin KYK burs ve kredilerinin kesilmesi uygulamasının son bulması için Yönetmelik değişikliği hedefi ile çalışabilir 
  • Açıköğretim ve uzaktan eğitim fakülteleri ile protokoller düzenleyerek ders materyallerinin mahpuslara ücretsiz ve basılı olarak ulaştırılmasını sağlayabilir 
  • Mahpus öğrencilerin sınav başvuru ve üniversite kayıt ücretlerinden muaf tutulması veya bu ücretlerin sembolik rakamlara indirilmesi için kampanya çalışması yürütebilir 
  • Hapishanelerde “Öğrenci Mahpus Çalışma Odaları”nın kurulması için çalışma yürütebilir 
  • Sendika üyesi akademisyen ve öğretmenlerin, mahpus öğrencilere uzaktan akademik danışmanlık yapabileceği ve eğitiminde karşılaştığı sorunlar konusunda destek sağlayabilmesini sağlayacak bir “Dayanışma Ağı” kurabilir. 
  • Bilgisayara erişimin “Eğitimde dijitalleşme” kapsamında her mahpus öğrenciye haftalık belirli saatlerde ve UYAP dışındaki akademik kaynaklara da (sınırlı/denetimli şekilde) erişim sağlayacak şekilde verilmesi için çalışmalar yürütebilir.

Facebook
Twitter
WhatsApp
Email

Benzer Gönderiler

Sitede Arayın