11. Yargı Paketi olarak bilinen ‘7571 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’ Hakkında Görüşlerimiz

  1. YARGI PAKETİ KAPSAMINDA CEZA İNFAZ REJİMİNDE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER
  2. GENEL ÇERÇEVE

Kamuoyunda “11. Yargı Paketi” olarak bilinen Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 24 Aralık 2025 tarihinde TBMM Genel Kurulunda kabul edilmiş, 25 Aralık 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Paket çok sayıda kanunda değişiklik içermekle birlikte, ceza infaz rejimine ilişkin düzenlemelerin doğurduğu sonuçlar aşağıda özetlenmektedir.

  1. ERKEN İNFAZ REJİMİNE İLİŞKİN DÜZENLEMELER

2.1. Erken İnfaz Rejiminin Kapsamının Genişletilmesi

Pandemi döneminde ceza infaz kurumlarındaki yoğunluğu azaltmak amacıyla kabul edilen ve kamuoyunda “Kovid-19 infaz düzenlemesi” olarak bilinen erken açık hapishane ve denetimli serbestlik uygulamasının kapsamı, 11. Yargı Paketi ile genişletilmiştir. Böylece başlangıçta geçici nitelikte olan erken geçiş mekanizması, suç tarihi bakımından kapsamı genişletilerek uygulanmaya devam etmektedir. Bu kapsamda, 31 Temmuz 2023 tarihi ve öncesinde işlenen suçlar nedeniyle hükümlü bulunan kişiler de söz konusu düzenlemeden yararlanabilecektir.

2.2. Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan Açık Ceza İnfaz Kurumuna Erken Ayrılma

Yeni düzenlemeye göre, 31 Temmuz 2023 ve öncesinde işlenmiş suçlar nedeniyle kapalı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerden;

  •   toplam hapis cezası 10 yıldan az olanların, cezanın en az 1 ayını,
  •   toplam hapis cezası 10 yıl ve üzeri olanların, cezanın en az 3 ayını,

kapalı ceza infaz kurumunda geçirmiş olmaları ve

  •   açık ceza infaz kurumuna ayrılmalarına 3 yıl veya daha az süre kalmış olması

halinde, bu şartların oluştuğu tarihte açık ceza infaz kurumuna ayrılmaları mümkün olacaktır.

2.3. Denetimli Serbestlikten Daha Erken Yararlanma

Aynı kapsamda, 31 Temmuz 2023 ve öncesinde işlenmiş suçlar nedeniyle açık ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerden;

  •   talepleri halinde ve
  •   en az 3 ay açık ceza infaz kurumunda kalmış olmaları şartıyla,

denetimli serbestlik uygulamasından 3 yıl daha erken yararlanmaları mümkün olacaktır.

2.4. Erken İnfaz Rejiminin Dışında Bırakılan Suçlar

Aşağıdaki suçlar bakımından erken açık ceza infaz kurumuna ayrılma ve denetimli serbestlik hükümleri uygulanmayacaktır:

  •   terör suçları ve örgütlü suçlar,
  •   alt soy, üst soy, kardeş, eş veya boşanılan eşe; kadınlara, çocuklara ya da kendisini savunamayacak durumda olan kişilere karşı işlenen kasten öldürme suçları,
  •   cinsel saldırı ve çocuğun cinsel istismarı suçları,
  •   deprem nedeniyle bina veya diğer yapıların yıkılması, çökmesi ya da hasar alması sonucu meydana gelen öldürme suçları. 
  1. AKIL SAĞLIĞI SORUNU BULUNAN HÜKÜMLÜLERE İLİŞKİN İNFAZ DÜZENLEMELERİ

3.1. Ceza ve Güvenlik Tedbirinin Birlikte Uygulanması

Yeni düzenleme ile, “kısmi akıl hastalığı” bulunan kişiler bakımından;

  •   hapis cezasının infazı ile birlikte
  •   “akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirinin”

hükümlüler hakkında birlikte uygulanması öngörülmektedir.

3.2. Sağlık Kurumunda Tutulma Sürelerine Getirilen Asgari Sınırlar

Bu kapsamda, “akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirinin” uygulanması sırasında sağlık kurumunda tutulma sürelerine ilişkin asgari sınırlar belirlenmiştir. Buna göre;

  •   ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet gerektiren suçlar bakımından,
  •   üst sınırı 10 yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlar bakımından

sağlık kurumunda geçirilmesi öngörülen asgari süreler düzenlenmiştir. Bu süreler, suçun niteliği ve öngörülen cezanın ağırlığına göre farklılaştırılmaktadır.

  1. DEĞERLENDİRME VE OLASI ETKİLER
  2. Yargı Paketi kapsamında ceza infaz rejiminde yapılan düzenlemeler, farklı hükümlü grupları bakımından farklı ve eşitsiz sonuçlar doğurabilecek niteliktedir. Düzenlemelerin bir kısmı hapishanelerdeki doluluk sorununa geçici bir rahatlama sağlamayı hedeflerken, bazı alanlarda ise belirsizlikleri ve hak ihlali risklerini artırabilecek yeni uygulama alanları yaratmaktadır.

Þ Hapishanelerdeki Doluluk ve Erken İnfaz Rejimi

Erken açık ceza infaz kurumuna ayrılma ve denetimli serbestlikten daha erken yararlanma imkânlarının genişletilmesi, hapishanelerdeki aşırı doluluk sorununu kısmen hafifletebilecek niteliktedir. Ancak bu etkinin seçici ve sınırlı olacağı görülmektedir. Erken infaz rejiminin kapsamı, suç türleri bakımından geniş istisnalara tabi tutulmuş; özellikle siyasi ve örgütlü suçlar bakımından dışlayıcı bir yaklaşım sürdürülmüştür. Bu durum, hapishanelerdeki doluluğun yapısal nedenlerine yönelik kalıcı bir çözüm sunmaktan uzak kalmaktadır.

Þ Seçicilik, Eşitlik ve Öngörülebilirlik Sorunu

Erken infaz rejiminin uygulanması, suç türü, ceza süresi ve infaz aşamasına göre farklılaşmakta; bu da benzer hukuki ve fiilî durumda bulunan hükümlüler arasında farklı infaz sonuçları doğurabilmektedir. Özellikle suç tarihi esas alınarak yapılan ayrımlar, hukuki öngörülebilirlik ve eşitlik ilkeleri bakımından tartışma yaratabilecek niteliktedir. Düzenlemelerin kapsamı ve uygulanma biçimi, infaz hukukunda öngörülebilirlikten ziyade istisna temelli bir yaklaşımı güçlendirmektedir.

Þ Akıl Sağlığı Sorunu Bulunan Hükümlüler Bakımından Hak Riskleri

Akıl sağlığı sorunu bulunan hükümlü mahpuslara ilişkin düzenlemeler, ceza ve güvenlik tedbirlerinin birlikte uygulanması ile sağlık kurumunda tutulma sürelerine asgari sınırlar getirilmesini öngörmektedir. Bu yaklaşım, bir yandan belirsiz ve süresiz güvenlik tedbirlerine ilişkin bazı sınırlandırmalar getirse de, diğer yandan özgürlükten yoksun bırakmanın süresi ve niteliği bakımından ciddi hak riskleri barındırmaktadır. Özellikle sağlık kurumunda tutulma sürelerinin, fiilen ceza infazını aşan veya cezanın belirsiz biçimde uzamasına yol açan bir uygulamaya dönüşme riski bulunmaktadır.

Þ İnfaz Hakimlikleri ve İdarenin Takdir Yetkisi

Düzenlemelerin uygulanmasında infaz hakimlikleri ve ceza infaz kurumu idarelerinin takdir yetkisi belirleyici olacaktır. Bu durum, uygulamada kurumdan kuruma ve dosyadan dosyaya değişen sonuçlar doğurma riskini artırmaktadır. Özellikle erken infaz ve denetimli serbestlik kararlarında, iyi hâl değerlendirmesi, infaz aşamasının belirlenmesi ve başvuru değerlendirme süreçlerine ilişkin şeffaf ve nesnel kriterlerin açık biçimde ortaya konulmaması, keyfî uygulamalara ve hak ihlallerine zemin hazırlayabilir.

Þ Hak Temelli İzleme İhtiyacı

Tüm bu düzenlemeler, ceza infaz sisteminin insan hakları standartlarıyla uyumunun yalnızca norm düzeyinde değil, uygulama düzeyinde de yakından izlenmesini zorunlu kılmaktadır. Erken infaz rejiminin fiilî etkileri, kapsam dışı bırakılan gruplar, akıl sağlığı sorunu bulunan hükümlü mahpuslara tutulma koşulları ve infaz süreçlerinin uzunluğu, önümüzdeki dönemde hak temelli bir izleme ve belgeleme faaliyetinin temel başlıkları arasında yer almalıdır.

Bu çerçevede, 11. Yargı Paketi kapsamında yapılan infaz düzenlemeleri, ceza infaz sistemindeki yapısal sorunlara sınırlı müdahaleler sunmakta; ancak eşitlik, öngörülebilirlik ve özgürlük hakkı bakımından yeni tartışma ve izleme alanları yaratmaktadır.

 

 

 

 

Facebook
Twitter
WhatsApp
Email

Sitede Arayın